Yüzyıllık yalnızlık benim maalesef çok geç yaşta okumaya hazır hissettiğim bir kitap oldu. Yıllar önce elime aldığımda, özel yazım stili ağır geldiği için yarıda bırakmıştım. Şimdi ise elime aldığımda, özellikle kendimde olan değişimin farkına vardım: sanatı anlama yetisi. Bu kitap başlı başına bir sanat; cümlelerin yan yana dizilişi, kıvrak yazım stili, yazarın oldukça vahşi ve üzücü şeyleri normal bir dilde anlatması, fantastik olayları günlük bir gerçeklik olarak yansıtması beni son bir hafta bambaşka bir dünyaya götürdü. Okurken flow’a girdim; etrafımı unuttum. ‘Magical realism’i iliğinize kadar hissettiren bu muhteşem yazarla tanıştığım için çok mutluyum.
Kitapta Buendio ailesinin generasyonlar arası sosyal ve duygusal tekerrürleri oldukça gerçek ve günümüzle çok bağlantılı zira tarih de her zaman tekerrürden ibarettir; bu muhteşem döngünün içindeyiz ve düz bir çizgide ilerlemiyoruz.
Ayrıca karakterlerin hayatlarını hızlı hızlı geçmek, bir yandan duygusal bağlılığa izin vermese de, hayatla ilgili bir olayı hatırlatıyor: zaman çok hızlı geçiyor, ve her şey geçici.