Gönderi

8/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2023 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2023 10:05
Geçmişinizi tamamen unuttuğunuzu düşünün. En yakınınızı bile artık tanımıyorsunuz. Hastaneden taburcu olduğunuzda evinize geliyorsunuz ama hiçbir eşyayla bağınız yok. Geçmişinize ait bir hatıranız yok. Sizi neyin mutlu ettiğini bilmiyorsunuz. Önceden iyi biri mi kötü biri mi olduğunuzu bilmiyorsunuz. Geçmişsiz bir gelecek var mı, bundan da çok emin değiliz. Doktorlar belleğin geri geleceğini söylüyor ama gelmeli mi? Bir yeni çağ romanı diye okumuştum arka kapağında. İntihar üzerine yaptığım bir çalışma için de dikkatimi çekti. 'İntihar etmek isteyen genç bir müzisyen, gözünü hastanede açar. Hiçbir şey anımsamaz, şarkılarını bile.' Evet, müzisyenimiz taksiyle boğazdan geçerken, trafik esnasında araçtan iniyor ve köprüden atlayıp intihar ediyor. Ölmüyor ama hafızasını kaybediyor. Amacına bir nevi ulaşmış sayılıyor aslında. Zaten kurtulmak ve unutmak istediği şeyler yüzünden ölmeyi seçmemiş midir? Ama bu soruların cevaplarını bilmiyor. Neden ölmek istediğini bilmiyor. Merakı ve içsel çekişmeleri susmadan devam ediyor. 120 sayfalık bir bellek yolculuğu... Çok etkilenerek okudum. Sorgulatan bir kitap. Genelde böyle kitaplarda ana karakterle yoğun empati ilişkisine giriyorum. Kitabın akışında olduğum sürece, normalimden uzaklaşıyorum. Bunu yakalayan kitaplar olduğunda da çok mutlu oluyorum. Yine de bu durumun tehlikeli bir durum olduğunu söylemem gerek. İçsel yolculuğun sonu uçuruma da gidebilir. :) Çağdaş Türk Edebiyatı denildiği zaman aklıma ilk gelen isimlerden birisi de Burhan Sönmez olacak artık bundan eminim. Hem üslubu hem paragrafsız olmasına rağmen konunun akışı çok iyiydi. Gerçek bir olaydan, Boğaz Köprüsü’nden atlayarak intihara teşebbüs eden, ancak montunun paraşüt gibi açılması sayesinde basit kırıklarla kurtulan bir gencin haberinden esinlenmiş. Yazılan her şeyin yaşanmış olması düşünülebilir fakat yaşanan şeylerin yazıldıktan sonra anlam bulması çok hoş. Böyle bir haberden yola çıkıldığında ne kadar yaşamı sorgulayabilir bir insan. Ancak böyle bir kalemin yarattığı atmosferle, diye düşünüyorum. Geçmişin olmayışı, okurun da merak ettiği tüm soruları askıda bırakıyor. Cevapları yoruma açık bırakılmış gibi. Nasıl şekillendireceğiniz size kalmış. Yalnız her türlü doyurucu oluyor. Cevapları kendi hayatınızdan da bulabilirsiniz. Her okurun cevabı farklı olabilir ama kitabın özünden bir şey kaybetmezsiniz. Keyifli okumalar...
İntihar
LabirentBurhan Sönmez · İletişim Yayınevi · 2018885 okunma
··
4 +1'leme
·
2.231 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabı okumadım ancak kurgusu güzelmiş... İncelemenizi okurken kısa bir sorgulama geçti aklımdan; ortalama 60-90kg ağırlığında(doğrusu kütle olacak) et ve kemikten oluşan bedenlerin en üst kısmında çok özel bir bölüm var... Tüm düşünceler, duygular, hayaller, korkular, mutluluklar, hüzünler hepsi oraya sıkışmış. Bilinç altı da üstü de orada şekilleniyor. Hatta ruhumuzu da orası yönetiyor... Ve orada olan şeyler bir şekilde tamamen unutulursa ya da format atılırsa o zamana kadar oluşmuş ve kişiyi kendi yapan tüm değerlerde sıfırlanıyor. Bu sıfırlanma olumlu da olumsuz da olabilir. Kişi büyük başarılara imza atmış kişi ise bu sıfırlanma çok üzücü olabilir. Kişinin kafasında intihar fikri ya da çok ciddi psikolojik sorunlar varsa o zaman sıfırlanma çok sağlıklı olabilir... Gerçi hakikatleri bilemediğimiz için yaşamak mı, ölmek mi hangisi iyi ona da mutlak anlamda cevap vermek çok güç hatta imkansız... Kitabı güzel aktarmışsınız kaleminize sağlık. 🙏👏
Kübra Öznur ÇELİK
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim :) Güzel bir sorgulamaya girmişsiniz. Ben de kitabı okurken yaşadığım gitgellere çok benzettim söylediklerinizi. Yalnız metnin tamamını o sorgulama ile okumanızı tavsiye ederim :)