Gönderi

BEDEN SEVİLİR, RUHTAN ÖTÜRÜ
Sevmek iradeyle alakalıdır, aşık olmak ise kader. Bu yüzden "neden beni sevmedin?" diye sorabilir kişi ama "neden bana aşık olmadın?" diye soramaz. Neden sevilmez ki insan? Onu da söyleyeyim. Sevilmez bir insan çünkü o insanda sevgiyi öldüren bir nefret vardır, hamaset vardır; saldırganlık, kurnazlık, hasetlik vs. vardır. Bunlar sevginin muarızlarıdır. Sevgiye muhatap olmazlar. Sevgi de bölünmez ve parçalanmaz oluşundan bunları doğuramaz. Bu yüzden bölünüp parçalanan şeye de sevgi denmez. Yani sevgi sizde bulunduğunda, bir nesneye sevgi beslerken diğerinden nefret de edemezsiniz. Bu sevginin hakikatine aykırıdır. Ancak öteki nesneyi sevmeyebilirsiniz. "İnsan mutlu olmak ister" diye başlar söze Aristo. Haklıdır, zira insanın en temel temayüllerinden biridir mutlu olmak ve aynı zamanda en derinlerindeki özü. Ancak mutlu olma biçimi, yahut mutluluğun arandığı yer veya nesne de, insanın bilişsel gelişmişliğine işaret eder. Platon "en kamil ide, iyi idesi yani sevgidir" diyerek ortaya koyar bu gerçekliği. O, gelişmiş insanın ancak ideler dünyasında iyiyi (sevgiyi/güzeli) arayacağına işaret eder. Yani mevcudatta iffet, cesaret ve hikmet, özelinde nezaket, zerafet ve merhamet olarak açığa çıkan kemalin aranmasından bahseder. Nesneler dünyasının ruhsuz varlıklarının biçemsel varlığına duyulan o sevinin/duygunun gerçek anlamda bir sevgi olmayışı ve dolayısıyla bir insanın kaşını gözünü beğenmenin bir sevgi olmayışını imler felsefesiyle. Bugün yaşasaydı ve biraz da edebiyat lisanına hakim olsa şöyle eklerdi: "insanın bedenini beğenmek, kamil bir insan için ruh sevgisinin bir bahanesidir sadece." İbn arabi daha herman'atik ve biraz da dinsel bir motifle meseleyi tekrar ele alır ve meseleyi söyle terennüm eder: "Havass puta tapar, salatı(namazı) sahihtir; âvam Allah'a salat eder ama puta tapmıştır." Haklıdır, zira Muhammedî tavır tam anlamıyla budur. İnsanın bedenini seven insan putuna tapar, insanın ruhunu seven; Hakkı (Ruhu/Kemali/Sevgiyi) sever. Yunus dilinde bu mesele şöyle dillenir "Yaradılanı sever, yaradandan ötürü"... Hasıl kelam; beden sevilir, ruhtan ötürü...
Edebiyat
··
566 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Muhteşem çok etkilendim. Nasıl güzel edebi bir anlatım ifadeler ve vardığınız son etkilenmemek mümkün değil. Oldukça düşündürüyor. Eline, emeğine, o güzel yüreğine sağlık kardeşim. Güçlü yüreğin ve kalemin var. 🙌👏🤲
Muhammet İkbâl
Gönderi Sahibi
Anlaşılmak değil de aynı müşahedeye sahip dimağların olduğunu bilmek ve dolayısıyla inandığım hakikatin bir çok ruhta tecelli etmesine şahit olmak beni ziyadesiyle mutlu etti ablam. Çok teşekkür ederim🙏❤️
Bir Tereddüdün Romanı adlı kitabında, "Alakalarımızın yüz bin şekline isim bulamıyoruz ve 'sevmek' deyip çıkıyoruz. Onun için ne kadar suistimale uğruyor bu kelime." der Peyami Safa. Hayranlık, hoşlanma, özenme, kıskanma ve dahi hırs gibi pek çok farklı duyguyu sevmek olarak adlandırma hatasına düşeriz çoğu kez.  Bunların kimisi sevgiyle alakalı ve hatta sevgiye dahilken kimisi ilginçtir ki oldukça tezatlık teşkil ediyor. Bu kimi zaman farkında olmaksızın yapılırken kimi zamansa kasıtlı bir iradeyle yapılıyor. Aşk ve sevgi -sizin de açıkladığınız üzere- daha temel çizgilerle ayırt edilebiliyorken diğer duyguları ayrıştırmak biraz daha grift ve meşakkatlidir. Hele bir de duygu farkındalığımız yeterince gelişmemişse.. Tagore'un özgürleştiren, Cibran'ın kendi sırrına erdiren, Kundera'nın güçten vazgeçiren, Tolstoy'un Tanrı'ya ulaştıran, Frankl'ın kurtuluşa erdiren, Fromm'un kendini aştıran sevgisi gibi bizler de sayısız biçimde tanımlayabiliriz belki sevgiyi. Ve fakat bununla beraber sevgiyi, diğer muadil duygulardan ayırt etmek de kafa yormamız gereken bir diğer önemli husustur fikrimce. Aristo'ya benzer şekilde, "Herkes mutlu yaşamak ister ancak yaşamı mutlu kılan şeyin ne olduğunu görmek konusunda zihinleri kördür." der Seneca. Meylettiğimiz halde menşeini keşfetme konusunda bu denli kör olduğumuz mutluluk da uzun uzun kafa yorulması icap eden bir başka mevzudur zannımca. Şu fikirsizlik çağında ne çok tefekkür edilesi mefhum var esasında.. Anlam derinliğine sahip bu güzel iletinizle bizleri buralara sürüklemekten siz mesulsünüz Muhammet Bey. Bilişinize sağlık.. :)
Muhammet İkbâl
Gönderi Sahibi
Aslında çok dağınık yazmışım; doğru düzgün kavram tanımlaması da, sav da belli değil. Buna rağmen mükemmel bir yorumla konuyu fevkalade bir zemine çekmişsiniz.☺️ Ben bilişinizi tebrik ederim.☺️🙏
Çok güzel bir anlatı olmuş gerçekten. Şöyle düşündüm,Bir anne baba ve öğretmen çocuğa ilk önce"sevgi nedir?nasıl sevmek gerekiyor?"onu öğretseydi keşke.
Muhammet İkbâl
Gönderi Sahibi
Öğretilebilse ve keşke öğretseler... 🙏🌹