Zweig sagolsun yine şaşırtmıyor. Zweig'ın kitaplarını okuduğumda kalemi beni hep etkilemiştir bunun için kitaplarındaki yansıttığı duyguyu okuyuculara çok iyi aktardigindan dolayı bir çırpıda bitirilecek kitapları var.
Bu kitapta Irene adındaki karakterimiz bir piyaniste aşık olmasıyla, ve şantajcı bir kadına yakalanmasiyla tüm korkuyu hissetmeye başlıyor. Kocası zengin bir avukat olmasına rağmen önüne geçemiyor ve kendini bir hataya sürüklüyor. Bu sırada 8 yıldır birlikte olduğu eşine yabancı gelmeye başlıyor. Eşinin bu durumu öğrenmemesi için santajcıya elinden geldiğince para teklif ediyor. Ve zweig korku duygusunu okuyuculara bile ilikten hissettiriyor.
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir. (s:45)
Sonu tam olması gerektiği gibiydi ters köşe olması hoşuma gitti. RS ta bile kitabın sade ve anlaşılır üslubundan dolayi çerezlik olarak okunabilecek bir kitaptı