Hepimiz en az bir defa ölmeyi düşünmüşüzdür hayatta. Kim bilir, belki buna kalkışan, kıyısından dönenler de vardır aramızda! Hayatın içinde hep bir anlam eksikliği, anlam arayışı... Cevap bulursa ne âlâ, peki ya bulamazsa? Eserimizin başkahramanı Veronika isimli genç bir kız. Güzel bir hayatı var, istediklerine sahip, erkekler ile iyi birliktelikleri oluyor ama mutlu değil. Bazen tüm koşullar uygunken bile mutlu olamıyor insan. Ya da mutluluğun ne olduğunu biz değil toplum standartları belirliyor. İyi bir işin varsa mutlu olmalısın, paran varsa mutlu olmalısın, toplum tarafından kabul görüyorsan mutlu olmalısın... Böylece biz değil toplum standartları mutlu oluyor. Mutluluk bir görev halini alıyor. Ve bir gün fark ediyorsun ki tüm bunlar seni gerçekten mutlu etmiyor. "Yürü, gidiyoruz.Deliler delice şeyler yaparlar." (s. 127)
Delice şeyler neler biliyor musunuz? İçimizden geçen şeyler... Toplum yapmak istediklerimizi İçimize hapsediyor. Ezilip gidiyor ruhumuz bu toplumsal normlar altında. Sokaklarda bağıramaz, her yerde gülüp eğlenemezsin! Sen kadınsın sevişirken zevk alamaz ya da bunu açığa vuramazsın! Sen bizim çocuğumuzsun iyiliğini istiyoruz ve şu mesleği yapmalısın! Kadınsın böyle giyinemez şu saatte sokağa çıkamazsın! Okumazsan adam olamazsın! Tüm bunlar mi sağlıklı bir hayatın göstergesi! Öyleyse hepimiz birer deli olalım, tüm bunlara katlanmaktansa... Zaten olmasak da kabul görmeyecek ve buna itileceğiz. Bir doktora gittiğinizi düşünün, bir haftalık ömrünüz kalmış. O bir haftayı nasıl yaşardınız? Öldükten sonra gerçek hayatınız o bir haftadan ibaret olacak belki de! Korkmadan yaşayacak! Korkmadan sevecek!Korkmadan sevişecek ve hayatınız boyunca yapmayı ertelendiğiniz şeyleri ertelemeyeceksiniz belki de...
Veronika size bunun mümkün olduğunu gösterecek, bir haftanın bir ömürden büyük olduğunu görecek ve hayatınızda değişiklik yapma kararı alacaksınız! Tıpkı Villete akıl hastanesindeki hastaların yaptığı gibi! İyi ki okumuşum, gözüm kapalı tavsiye ederim. Bizimle aynı olmayanlara saygı duyan insanlardan olmak dileğiyle...