Gönderi

Kabil Habil`i öldürmemiş olsa , bugün dünya nasıl olurdu ?
7/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2023 12:36
Değerli okuyucu arkadaşlarım öncelikle uzun bir aradan sonra yeniden inceleme yapmaya başladım . Zaten Hakan GündayHakan Günday kitapları ayrı ayrı güzel severek okuduğum yazarlardan birtanesi.. fakat bu kitabı beni pek içine cekemedi.. hayata mülteci kampında başlayan, patlayan bombayla yüzünü kaybeden ve bir yardım kuruluşunda barışı getirmek için mücadele eden Zamir'in hikâyesini anlatıyor.. Doğar doğmaz bir mülteci kampına bırakılan Zamir'in hikâyesini anlatıyor. Her ne pahasına olursa olsun savaşı önlemek için kurulmuş bir örgütün üyesi olan Zamir, dünyanın trajedisini kendi trajedisi ile omuzladığı zorlu müzakerelerde dünyayı dolaşıyor.. kitap bu şekilde ve çok fazla din ile alakalı konu ve absürt yazılar okudum bu hiç tasvip etmediğim bir durumdu. Yeraltı edebiyatının yazarlarından bir tanesi amenna ama dini öne katması ve sürekli cinsel içerik cümleleri kitapta beni çok rahatsız etti .. Hiç var olmaması gereken biri gibi hissediyorum kendimi. Neden hayatta kaldım? Herkesin yerini bulup oturduğu kalabalık bir sofrada, ayakta kalmış gibi hissediyordum. Neden o kampta ölmedim? Bardağı taşıran son damla gibi… Hiçbir zaman bardağa ait olmamış ve gelişiyle her şeyi altüst etmiş o damla gibi hissediyordum kendimi. (s.22) Çünkü o iki ülkede kadınlar, barış zamanında bile bir savaş esiri olarak doğarlardı. Savaşı doğarak kaybeder ve erkeklere esir düşerlerdi. Bu yüzden o topraklarda bir kadının yeni doğmuş bebeğini terk etmesi, hayatı boyunca bir savaş esiri gibi işkence görmesi kadar olağandı. Hatta bir savaş esiri gibi herkesin gözü önünde vahşice infaz edilmesi kadar olağan.. (s.36) İnsan insanı görebilse dünya bambaşka bir yer olacaktı! (s.360) Daha bir çok alıntı var tabiki kitap içerisinde güzel betimlemeler de var fakat anlaşılması zor bir kitaptı ... Tavsiye edermiyim
Yeraltı Edebiyatı
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
·
547 Gösterim
1 Yorum
Dinlerin olduğu yerde, özellikle Ortadoğu’da “absürt” bir yaşam vardır. Tasvip etmemeye başlayacaksak eğer buna kutsal kitaplardan bile başlayabiliriz. Yeraltı edebiyatı ise yazarların etliye sütlüye dokunmak istemediği yerlerde bu konuları cesurca kaleme alır. Bu yüzden yaşadığımız coğrafya’da ve kutsal sayılan kitapta bile cinsellikten bahsedilirken, bir yazarın kendi yazdığı kitabında din ve cinselliği kullanmasına şaşırmamalıyız. Kinyas ve Kayra’da yazdığı gibi; “ Dinler ve tanrılar! hepsi ben ölünceye kadar var”
A y Ş ê
Gönderi Sahibi
Tabiki bu konuda katılıyorum haklı olabilirsiniz :) fakat kutsal kitapların her sayfasında bu tarz yazılar çok fazla yok aradaki fark da bu :) kitap kendi çapında güzel sevdiğim bir yazar zaten o tartışılamaz .. fakat her sayfasında bir cinsel içerikli konu var buda beni sıktı ne yazikki.. kitapta anlatılmak istenen konu bambaşka iken her sayfasında bir absürt yazılar mevcut ... Kinyas ve Kayrayı da okudum o daha iyiydi... tabiki görüşünüze da saygı duyuyorum :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.