·71 syf.····Okunma: 14 Temmuz 2023 02:32 Stefan Zweıg her bir kitabında kendine olan hayranlığımı daha da arttırmayı kendine görev edinmiş olabilir mi?Yoksa benim bu Zweıg hayranlığımı nasıl tanımlarız.
Kitap yine Zweıg klasiklerinden.Basit bir konu,insanların dikkat etmediği,empatiden yoksun davrandığı durumu konu almış ve kendi kalemiyle bize sunmuş.
Kitabın konusundan genel olarak söz edecek olursak Mrs.C adlı karakterimizin kitabın baş karakterine anlattığı yirmi dört saati konu alıyor.
Kitabı okurken 71 sayfa olmasına rağmen bu kadar güzel işlenmesi yine Zweıg yapmış yapacağını dedittirdi.Bundan ziyade de daha önemlisi beni düşünmeye itti.Kaçımız gerçekten insanları anlamayı deniyoruz?Kitapta geçen bir cümleyi size aynen alıntılıyorum; 'Şahsen insanları mahkum etmektense,anlamak beni daha mutlu eder.' kaçımız bu düşünceye sahibiz.Dışarıdan görünen kadar hepimiz kendimize doğru gelenleri savunup onlar uğruna savaşabiliriz pek tabii ama bunun haricinde olanları tüm saflığıyla bilip doğru hükmü verebilir miyiz?Bu da tartışılır bir gerçek.Şahsen kendimi sorguladığım zaman bende diğer insanlar gibi basit bir hüküm verirdim(konuyu bilmeden)devamında da basit hükmümden dolayı muhtemelen Mrs.C bana yirmi dört saatini anlatmazdı ve ben bu kadının azizliğinden mahrum kalırdım.Velhasıl hepimiz bir hayat yaşıyoruz ve doğruları yanlışları sadece ama sadece bize ait nasıl ki bizim insanlara anlatamadıklarımız varsa diğer insanların da aynı şekilde bize anlatamadıkları elbet vardır.Bunu da akıldan çıkarmayıp ya hiç eleştirmeyip ya da eleştireceksek de düzgün olmasına dikkat etmeliyiz.Kitabı okuyup kendimi sorguladıktan sonra bu düşünceleri de size armağan edip keyifli okumalar diliyorum.