Kitabın konusu aslında bize insanın saf kötülüğünün şeytanınkinden bile beter olduğunu vurguluyor, ama kitabın içinde ağırlıklı olarak felsefe ve siyasi konuşmalar vardı. Yazarın yazım dili akıcıydı beni hiç sıkmadı ama aşırı betimleme olduğu için bir yerden sonra kitaba odağımı kaybettim ve sadece okuyayım da bitsin modundaydım. Sonlara doğru kitap bir anda şok edici olaylara geçiş yapıyor, şahsen sonlara doğru benim kitabı sıkılarak okumam geçti yani. Kitapta bazı saçma yerler vardı yani niye şeytanı deniz tutuyor, bana okuyunca komik geldi ama yinede kitabı bozmuyor. Onun dışında kitapta bir değil iki şeytan olması ve Toppi’nin daha önce de dünyaya inip ölüp daha sonra Henry’yle tekrar gelmesi kitabın havasını tamamen değiştirmişti. Kısaca özetlersem, eğer kitaplarda felsefi, siyasi ve dini şeyler okumaya sevmiyorsanız sıkılabilirsiniz ama onun dışında vermek istediği mesajlarla beraber kesinlikle okunmaya değer.
Leonid AndreyevŞeytan'ın Günlüğü