Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 15 Temmuz 2023 20:59 İnsan eline Tess Gerritsen alınca kanlı, gerilimli bir şeyler okuyacağım sanıyor. Bu kitap pek öyle bir şey değil. Asla hayal kırıklığı da değil. Daha çok. Hem elden bırakılmayacak akıcılık, hem de bir o kadar hüzün barındırıyor. Bana Piyanist filmini hatırlattı. Evet izlettiriyor ama... Sıkışmış bir kalple izleniyor... Ya da Çizgili Pijamalı Çocuk. Okuyorsun. İzliyorsun. Ama asla mutluluk hissetmeden. O kitabı evde barındırmak bile istememiştim. Şimdi bakınca öyle yapmış olmama inanamıyorum ama o zaman nasıl okuduğumu, özellikle çocuk eksenli olduğu için unutamıyorum. Hâlâ. Çocuklara uzanan elleri tek tek kemiklerinden ayırsam bence hiç içim acımaz. Kurbanda nasıl hissiz et parçalıyorsam ondan misli ile. Belki de hissiz de olmam. Hisli hisli parçalarım.
Ateşin Şarkısı adını İncendio'dan alıyor. Ben Harry Potter ile ilgili her şeyi çok severim. İşte bu kelimeyi de ilk defa Felsefe Taşı'nda Hagrid'den duymuştum. Turuncu alevler yapmıştı İncendio ile. Ateş demek. Daha sonra Hermione yadigar arayışında kaçak oldukları süre boyunca hep kullandı ateş yakmak için. Ron geri döndüğü zaman da kavanozun içinde onun yaptığı alevler vardı. Onun yaptığı alevleri hep sevmişimdir demişti...
Buradaki ateş hem madden hem manen çok başka.
Kitabın gerçekten çok güzel bir kurgusu var. Uzun zamandır böyle bir şey okumadım. Beni gerçek manada mutlu etti. Okuduklarımın gerçek olduğunu bilmek berbattı. Demek istediğim sadece bir edebi roman olarak beğendim. Yoksa daha bu nazi soykırımı ile ilgili iğrenerek izlemediğim, okumadığım hiç bir yapıt olmadı. Öyle biri olmaktan Allah'a sığınıyorum. Böyle kötülükleri yapan biri insan olamaz. Göz yumanlar da. Gücü olmayan, ailesi yüzünden mecbur kalanlara elbette ki bir şey diyemem o da bir tercih ama... Bir şeyleri değiştirmek gücü içinde olanlar. Siz de ateşinizi buradan götürdünüz.