Gönderi

9/10
·481 syf.··
2020 44. kitabı
·
Birçok kişinin okuma serüveninde yolunun mutlaka kesiştiği yazarlar ve onların bazı kitapları vardır. Livaneli'nin Serenad kitabı da bu kitaplardan. Kolay bir şekilde okunabilmesi ve sürükleyici bir konuya sahip olması sayesinde bu kadar çok okunabiliyor. Ancak asıl konu, yazarın tarihi olayları hikayeye katarak anlatmasında. Struma olayı da bu kitabı okumayan birinin kolay kolay bileceği bir olay değil. Bundan 3 sene kadar önce kitabı okuduğumda ben de bu olaydan bihaberdim. Ancak okuyunca ister istemez bir araştırma isteği duydum. Bu araştırma merakım da körüklenerek arttı. Aslında bu kitap biraz vesile de olmuş olabilir. Geçen 3 yıllık süreçte tarihi romanlar okuduğum kadar tarihi kitaplar da okuyarak ilgim olan alanda açığımı bir nebze de olsun kapatabildim. Şimdi kitaba tekrar baktığımda önceki izlenimimin bir miktar değiştiğini görebiliyorum. O sıralarda tarihi olaylara tam olarak vakıf olamadığım için konuyu da yeterince anlayamayabiliyor ve kitaptan da yeterli verimi alamıyordum. 3 yıla gerçekten çok şey sığdırdım, şimdi baktığımda Livaneli pek de tarafsız bir kitap çıkaramamış izlenimi oluştu bende. Sebebine gelirsek, Struma olayında doğrudan hükümeti suçlamak mantıksızdır (Livaneli'nin böyle bir suçlamasına tanık olmadım, ancak okuyanlarda böyle bir izlenim oluşuyor maalesef). Tarih okumayan biri bu noktayı kaçırabilir. O zamanlarda bir dünya savaşı var, Naziler kapınıza kadar dayanmış ve siz genç bir devletsiniz. Yetişmiş insan gücünüz az, 20 yıl önce bir savaştan çıkmışsınız (10 yıllık bir savaş süreci), bu durumda savaştan olabildiğince kaçmaya çalışırsınız. Struma olayı da tamamen bu savaştan kaçınma refleksi nedeniyle gerçekleşmiştir. Kitapla ilgisi olmayan bir başka olay da Boraltan Köprüsü'nde yaşananlardır. Orada da benzer bir refleks sergiledik, maalesef buna mecburduk. Eğer bu çaresiz insanları korumamız altına alsaydık bu sefer biz çaresiz ve korumasız kalacaktık ki bunu araştırarak öğrenmek mümkün. İşin boyutunu şöyle anlatmak istiyorum: Eğer Struma gemisindekileri alsaydık Naziler hızla Trakya'dan istila etmeye başlardı ki olası bir Türkiye işgalinde nereyi kontrol edeceklerine kadar yazmış Almanlar. Yozgat, Kayseri gibi şehirlerde aklınıza gelmeyecek yerlerin krokilerini çıkarmışlar. Bunu geçen 3 yılda ancak öğrenebildim. Yine Boraltan olayında da SSCB işgaline uğramamak için Azerbaycan Türk'ü kardeşlerimize yardım edemedik. Hülasa, Livaneli iyi bir yazar ancak işlediği tarihi olaylarda kaynaklarını da paylaşırsa daha güvenilir bir yazı ortaya çıkarmış olur. Bu minvalde, yazdığı roman ve tiyatrolarla tanınmış Turgut Özakman'ı örnek göstermek isterim. Yazdığı metinlerde mutlaka kaynak olur, tarihi çarpıtmadan ve kurgulanabilir bir şekilde metnini ortaya çıkarır. Benzer şekilde Kemal Tahir'i de okuyabilirsiniz, o da tarihi kurguya kurban etmeden yazar ve okuyucuya keyifli dakikalar yaşatır. Tabii Livaneli'nin diğer kitaplarını mutlaka okuyun, yazar birkaç yerde hataya düşse de öğrenebileceğimiz çok şey olduğu da kaçınılmaz bir gerçek. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.