Kitap genel olarak İslam coğrafyası ve Türkistan bölgesindeki kaybolmuş bir aydınlanmanın tarihini çok akıcı bir dille anlatıyor. Ancak dikkatimi çeken husus, yazar Arapların ve Türklerin bu entelektüel harekette yerlerinin olmadığını belirtmesidir. Yazara göre bu aydınlanma harekatı Farsilerin idi. Bütün Doğulu biliminsanlarını Fars yapıyor. Burada önemli olan nokta kişinin ırkı değil içinde bulunduğu kültür dairesidir. Yoksa bir Farsi Arapça dışında bir dille yazmamıştır. Ayrıca ırkı temelli bakarsak Farabi, Biruni ve daha birçoğu Türk kökenlidir, ancak bu şahsiyetler İslamiyetin getirdiği lingua franca yani ortak dil ile Arapça yazmışlardır. Ayrıca yazarın Gazali genellemesi çok absürttür. Tek bir insanın görüşleri ile bir kültür dairesi çökmez.