Bir insanın kiminle evleneceği, onun yaşamının en önemli kararıdır diyor Cüceloğlu. Bu kadar büyük bir kararı verirken ne kadar 'farkında olarak' hareket ediyoruz. Günümüzün bize dayattığı ve sosyal medya aracılığla şirin gösterilen o şaşalı düğünler, pahalı gelinlikler, en yeni model ev eşyaları.. evliliğin neresinde? Ne kadarını oluşturuyor sahiden bunlar?
Evlenmeyi düşünen, evlilik arefesinde olan, belki hayatımın bir noktasında biriyle bir yuva kurarım diyen herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Sadece partnerinizi değil çoğu zaman kendinizi değerlendirip, ben bu sorgulamada nerdeyim diyorsunuz?
İlk defa Cüceloğlu okuyan biri olarak korku kültürü ve değerler kültürü kavramları ile bu kitap aracılığla tanıştım. Okuma sürecim boyunca kendimi de partnerimi de hatta her ikimizin aile ve sosyal çevresini bu bakımdan değerlendirme fırsatım oldu. Bu değerlendirme bana farklı bakış açılarıyla görebilme imkanı sundu.
Kitabı kendi zihnimde özetleyecek olursam çok net iki şeyi söyleyebilirim. Bunların ilki, bir insan anne-babasından gördüğünü büyük bir kırılma yaşamazsa gelecek ailesine aktarıyor ve sorunlu ailelerde yetişen çocuklar ilerleyen hayatlarında partnerlerine değer vermeyen, 'biz' dilini konuşmak yerine her zaman 'ben' dilini tercih eden, korku kültürüyle yetiştiği için ödül- ceza sistemine aşina olan ve bu aşinalık sonucu mükemmelliyetçilik geliştiren ve partnerinin 'kendisi' kadar mükemmel olmasını bekleyen bireylere dönüşüyor. İkinci olarak ise, evlilik yoluna başlarken biricik sermayeniz olan sevgi, küçülüp yok olabilecek ya da büyüyüp gelişebilecek bir şey. Tüm bunlar sadece karı-kocanın değil ailelerinde elinde maalesef ki. Ve sadece sevginin var olması hiç bir şeyi güzelleştirmeye yetmiyor.