Kitabı çok beğendim ve herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
-spoi-
Kitapta güçlü ama yarım akıllı ve zeki ama güçsüz olan iki yol arkadaşının hikayesi anlatılıyor. Beraber ağır işler yaparak kendi evlerine çıkıp kendi işlerini yapacaklarının hayalini kuruyorlar. Ama yarım akıllı olanın bi takıntısı var ve bu onların sonunu getiriyor. Yumuşak şeylere dokunma hatta yapışma takıntısı.
Yeni başladıkları işte büyük ümitler ve umutlarla hayallerini kurarlarken evin ilgisiz ama şımarık gelini-ağanın oğlunun eşi- her gördüğü erkekle biraz flörtleşiyor . Bu yarım akıllı olan da bu kızın cilvelerine karşı koyamayıp - halbuki zeki arkadaşı onu o kadar uyarmıştı hayallerimiz için sabret gibisinden- kızın saçlarını okşarken kızın boynunu kırıyor. Zeki arkadaşıla beraber kaçmaya koyuluyorlar ama kaçmak ne mümkün. Bir köşeye oturuyorlar. Zeki olan yarım akıllıyı hayaller alemine gönderip canını alıyor:’)
Yorumuma gelecek olursak en doğrusunu yaptı. O intikam diye yanıp tutuşmuş olan adamlar bulsaydı çok daha fazla korkutup işkence ederek canını alırlardı. Sonunda hayrete düştüğüm ve uzun zamanlar sorguladığım bi kitap oldu. Ben olsam ne yapardım? Kıyabilir miydim? Bana kalırsa gerçek dostluk kavramını açıkladı. Kurtulma şansı olmadığı için en korkutmadan alıverdi canını.