Kitap bir hikmet anlatıyordu. Bi şekilde hiç başaramamış, sebat edememiş, kendi farkında olduğu, vicdani rahatsızlığını duyup düzeltemediği, düzeltmeye çabalamadığı da bir sürü ahlaki zaafı olan, kendini ifade edemeyen, orta sınıftan gelip eşyasız küçük bir gecekonduya yerleşmenin iç dünyasında oluşturduğu ezikliği bir türlü aşamayan, bu aşamamalar neticesinde evliliği de hazin bitmiş muhtemelen biten evlilikle birlikte iyice toplumdan kendini soyutlamış, soyutladıkça hayallerinde farklı bi dünya kurmuş, hayal dünyası gerçek yenilmişlikleri ile mütemadiyen baltalanmış, baltalandıkça beyni iyicene çorba olmuş bir karakter hikmet. Kitapta bir gerçek karakterler ve bunların hayali izdüşümleri, bir de muhtemelen tamamen hayali olan karakterler var. Tabi biz hikmetin karmakarışık zihnini izlerken acaba hangisi gerçekti hangisi hayal diye net bir şey söyleyemiyoruz. Hikmet içinde yaşadığı gecekondu dünyası ile acayip problemli. Bu aslında onun başarısız hayatı nedeniyle gerçek dünyasından kovulup istenmeyen bir köşeye atılması anlamına geliyor. Böylelikle gerçek hayatından koparılan hikmet yavaş yavaş gerçeklerle de bağını yitiriyor. Çünkü hayallerinde sürekli oynadığı oyunlar olmasa bir daha ne bu hayatta bir şeyi başarabilmesi mümkün ne de mutlu olması.ama bir süre sonra oyunlar da karışıyor. Çünkü sahici ezilmişlikleri, memnuniyetsizlikleri peşini bırakmıyor. Bilgeler, sevgiler birbirine karışıyor. Piyesler, nuray hayatın asker oğluna mektuplar, yıkanmayan bulaşıklar... Kitapta ayrıca bir sevgi bölümü olması çok güzeldi. Bu kadar çılgın ve çatışmalı bi hikmete karşın sevginin aşırı dinginliği ve sessizliği. Olayı çocukluktan almaları neden olmadığını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Şahsen ikisinin tanışmaları, evliliklerinin ilk dönemi, arasındaki iletişimsizlik ve ikisinin de doğuştan kaybetmişlikleri beni çok etkilemişti. Bence o kısımlar aşırı hüzünlüydü.kitapta bir sürü romanlarca anlatılabilecek şeyin ifade edildiği kısa bi iki cümlelik kısımlar vardı. Mesela benim en sevdiğim
Kapıya gitti hemen. Beni Yanlız bırakma. Bıraktı. Ne bilsin?
Son söz olarak kitap bize bir kişinin zihnini hiç bir perde olmadan olabilecek en net açıklıkta büyük bir ustalıkla göstermiş. Bunu başarmak çok zor bir şey. İşte bu yüzden Oğuz Atay büyük yazar.