SPOİLER İCERİR !!!
Kitabın konusu basitçe şu;
Bir anda ve nedenini asla bilmediğimiz bir şekilde insanlara kör olmaya başlıyor ve bu körlüğün bulaşıcı olduğuna inanılıyor. Hikayenin kalan kısmı da insanların bu duruma nasıl reaksiyon verdigini anlatıyor.
Kitabın konusu ve işleyiş şekli güzeldi, bir yetimizi kaybettiğimiz zaman nasıl medeni halimizi kaybettiğimizi, o evrimsel süreçte bizi hayatta tutan davranışlarımıza sarıldığımızı alıcı anlatmış. Yazarı bu yönden tebrik ediyorum.
Diğer bir güzel detay ise mekan seçimleri; karantinaya alınan körler için deliler hastanesini seçmeleri, doktorun karısı rahatlamak için kiliseye gitmek istemesi vs.
Dikkatimi çeken başka bir nokta ise hikayenin büyük kısmı kadınların bakış acısıyla anlatılmış olması. Bunun hikâyede en büyük örneği köyü renk gözlüklü genç kız. Bu kız para için değil zevk için erkeklerle birlikte olan biri, ancak karantinadayken yiyecek karşılığı onlarla birlikte olmak isteyen erkeklere tepki gösterenlerden biri olarak gösteriliyor. Şu anki yaşadığımız dönemde bu pek garipsenmeyebilir ancak yazıldığı döneme bakarsak cağının ilerisinde duruyor.
Ancak ben bu feminizmin ön planda olduğu anlatım şeklini sevmedim . Çünkü gerçeği eksik yansıtıyor. Bu da beni hikayenin içine alıyor ancak kurmaca olduğunun bilincinde olarak alıyor.
Tüm bu yazdıklarım sonucunda kitap okunabilir ve söze bi şeyler katabilir .
KörlükJosé Saramago