10/10
·517 syf.··
2023 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2023 01:20
Kitabı bitirmem üzerinden 1 saat geçti. Ve ben 1 saattir sadece boş duvara bakıyorum. Nefesim kesiliyor sanki düşündükçe. Çok fazla kitap okudum ama inanın bana hiçbirini okurken bu kadar zorlanmamıştım. Son 100 sayfasını nasıl okudum bilmiyorum. Şuan bile kelimelere dökmekte zorlanıyorum, okuduklarımı sindiremiyorum. Kitabın başında okuduğum Martin ve sonunda okuduğum Martin.. Aralarındaki o derin uçurum.. Size bunu kitabın başından ve sonundan aldığım iki alıntıyla çok daha iyi anlatabilirim. “Haritası ya da pusulası olmadan yabancı denizlere sürüklenmiş gemi gibiyim.Ama simdi artık bende yönümü bulmak istiyorum.Belki siz beni doğru yola sokarsınız.” “Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği yeri olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.” Biraz Martin Eden’dan bahsedicek olursam, Martin Eden eğitimsiz bir gençtir fakat bu eğitimsizliğinin eksikliğini Ruth adlı üst sınıftan bir kadınla tanışana kadar hissetmemiştir. Martin Ruth'u görür görmez ona aşık olur. Ruth da kendisinden çok farklı olsa da bu gençten hoşlanmıştır. Martin bu ortamda bulundukça zamanla kendinden utanmaya ve huzursuz hissetmeye başlar. Ancak onu en çok huzursuz eden şey, Ruth'un ulaşılmazlığıdır. Martin kendini daha fazla okuyup öğrenmek, daha eğitimli biri olmaya adar. Ruth ise bu süreçte ona yardımcı olur. Martin kısa sürede oldukça fazla ilerleme kaydeder. Çok fazla kitaplar okur ve bir süre sonra okumak yetersiz gelir ve kendiside yazmaya başlar. Ve yazdıklarını editörlere gönderir. Fakat gönderdiklerinin hepsi ona geri gönderilir. Fakat o hiç pes etmeden, asla umutsuzluğa düşmeden devam eder. Uyumayı bile zaman kaybı olarak görmeye başlar Martin. Ama kimse kendinden başka hiçkimse Ruth da dahil ona inanmıyordu. Herkes ona düzgün bir iş bulmasını söyleyip duruyordu. Ama Martin kalbinin sesini dinliyordu her zaman. Martin ile bu noktada bir bağ kurdum. Onu çok sevdim. Belki de bu yüzdendir bu kadar fazla duygusal yaklaşmam. Bir gün başarılı olucağına yürekten inanıyordum. (BURDAN SONRASI SPOİLER İÇERİR!) Ruth Martin’i yazdığı bir mektupla terkeder. Ruth Martin’i anlamıyordu çünkü Martin onun ufkuna sığmayacak kadar büyüktü.. Bu durum Martin’in üstünde büyük bir hüzün yaratır. Martin’in tamda bu dönemde yazdıkları dergiler tarafından kabul edilmeye başlanır. Fakat artık Martin için bu durum hiçbir şey ifade etmez. 5 dolar için gecesini gündüzüne katan, günlerce açlık , hastalık çeken Martin artık binlerce dolar kazanmaya başlar. Martin Eden ünlü bir yazar olmuştu. Ne var ki artık Martin sınıf atlamış olsa da burjuvaların sahte dünyasını gördükçe soğumaya başlar. Martin açlık çekerken asıl yemeğe ihtiyacı olduğu zaman kimse onu davet etmemişken, şimdi binlerce çeşit yemek satın alabilicek durumdayken her yerden yemek davetleri gelmeye başlamıştı. Martin hep bunu düşünüyordu. O değişmemişti. Şuan onu ünlü yapan eserler önceden yazdıkları kabul görmeyen eserleriydi. Ne olmuştuda şimdi herkes onu sevmeye başlamıştı. Martin bunları gördükçe hepsinden uzaklaşmaya başlar ve bu durum onun intiharı ile sonuçlanır. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir eser. Okuduğum en iyi kitaplar listesinde 1.sırayı aldı. :’)
İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.