Psikolog-yazar Rollo May’in bu kitabı psikoloji tarafından yetersiz ve yanlış değerlendirildiğini düşündüğü sanat ve yaratıcılık meselesinin varoluşçu felsefenin bakış açısıyla tekrar irdelenmesi üzerine. Kitabın özellikle sanat, felsefe ve psikoloji ile ilgilenenler tarafından okunmasının çok büyük yararı olacağını düşünüyorum.
May bu eserde ilk başta yaratıcılıkla psikolojik rahatsızlıkların eşleştirilmesini uygun görmüyor ve insanın kendi dünyasını anlamak için bilinçle bilinçaltının etkileşimi üzerinden örneklerle yeni bir bakış açısı sunmaya çalışıyor.
Anlatım açısından anlaşılır bir dil kullanan yazar tabii ki konunun soyutluğu doğrultusunda zaman zaman derinleşmekten de çekinmiyor.
Kitabı okurken sistematik ve her köşesi çözümlenmiş bir bakış açısından ziyade daha çok hedefe yakın veya tam atışlar yapan bir analiz ve kavrayışla karşılaşıyor okur.
Eser kesinlikle klasik psikoloji anlayışından daha doyurucu bir bakış açısı sunsa da kendi işinde ne kadar doğru bir argümantasyonda olduğu ise tartışmaya açık.
Filozof K. Popper’ın da mantığıyla bakınca yazarın argümanlarının ne kadar doğru olduğu doğrulanması ile değil yanlışlanamaması ile sağlamlaşır düşüncesi de bir yandan psikoloji alanına dair şüpheci yaklaşımımı besleyen bir durum. Dolayısıyla öne sürülen düşüncelerin tezat örneklerinin varolup olmadığı varsa da değerlendirilip değerlendirilmediği önemli bir konu. Yine de karşılaştırmalı bakınca yaratıcılık kavramına dair Freudçu psikanalitik yaklaşımdan çok daha doyurucu ve ikna edici bir yol izlediği tartışılmaz. Özellikle Adler’e getirdiği eleştiriler akılda kalıcı ve bu alanda psikoloji adına bir ilerleme olduğu izlenimini veriyor.
Keyifli okumalar…