Puan vermedi·267 syf.····Okunma: 01 Ağustos 2023 15:47 Samimi olmak gerekirse okurken zaman zaman sıkıldığım yerler olurken zaman zaman da bir sonraki sayfayı merakla çevirdiğim bölümler oldu.
"İçindeki Şeytan"a sarılmayı adet edinen belki de bunu yapmak işine gelen bir adamın hikayesi İçimizdeki Şeytan...
Aslında Ömer'i yadırgamamak gerek. Çünkü hepimizin içinde aslında bir Ömer var. Hepimiz iradesizliğimizi, güçsüzlüğümüzü, zayıflığımızı, kötülüğümüzü bir kılıfa uydurmaya, bunları bir bahaneyle örtmeye çalışırız. "Şeytana uydum" deriz yaptığımız her hatada. Bunu demek kolayımıza gelir. Kendimizi affetmenin veya başkası tarafından affedilmenin bir yolu olarak görürüz. Fakat nereye kadar? Asıl gerçekliğe gözlerimizi ne kadar yumabiliriz? Etrafımızdakileri kendimizi de inandırdığımız bu yalana ne kadar maruz bırakabiliriz?
Sevmek, aile olmak, birinin elinden tutup bir hayatı paylaşmak emek, mücadele ve fedakarlık ister. Ömer bunların hepsinin farkındaydı fakat farkında olmak yetmiyordu. Önemli olan icraatti. Bu icraatleri gerçekleştirecek güç ve irade Ömer'in içinde bulunmuyordu.
Birtakım hadiselerden, yaşanmışlıklardan, kötü tecrübelerden sonra nihayet o da değişmesi gerektiğinin farkına vardı. Değişmesi gerektiğinin farkında olan yalnızca Ömer değildi. Çok sevdiği ve sevildiği Macide de bunun farkındaydı. Ancak bu değişimin ne kadar süreceğini veya Ömer'in bu kendini değiştirme iradesine ne kadar sahip olup olmadığını ikisi de bilmiyordu. Bu bilinmezlik ikisini de çok yoruyor ve beklenen sona doğru yaklaşılıyordu.
İnsan sevmeyi bildiği gibi yeri geldiğinde sevdiğinin mutluluğu için vazgeçmeyi de bilmelidir. Sevmek bazen tek başına yeterli olmaz. Ömer ve Macide birbirini seviyordu fakat ne mutluydular ne huzurluydular. Ne ortak bir noktaları vardı ne de paylaştıkları bir şey. Ne sohbet edebiliyorlardı ne de dertlerini, düşüncelerini birbirlerine açabiliyorlardı. Aslında onlar tek göz odada beraber yaşayan iki yabancıydı.
Kitabın sonu beklediğim gibiydi. Bence olması gereken olmuştu. İnsanlar mutluluğu doğru yerde aramayı, mutsuz oldukları yerde daha fazla durarak kendilerine acı çektirmemeyi, sırf sevdiği için bir insanı mutsuzluğa hapsetmemeyi bilmeliydi...