·231 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ağustos 2023 22:18 Ölümcül hastalıklara tutulan insanlar hasta olduklarını nasıl öğrendi? Nasıl karşıladı? Kim, nerede, nasıl söyledi? Yakında öleceği gerçeğiyle nasıl yaşıyor, neler düşünüyor, neler hissediyor? Ölüme hazır mı? Ondan korkuyor mu? Hastahanede kaldığı zaman zarfında nelerden şikayetçi, neler değişebilir veya değişmeli? Bize kendinden ne anlatmak ister? Hangi konularda ve nasıl yardımcı olabiliriz kendisine? gibi sorular ekseninde uzun bir yolculuğa çıkmış yazar.
Yazarımız bir psikiyatrist. Başta yalnız başlamış, hastanelerde röportaj yapabileceği insanlar aramış. İlk muhatabı olan hastahanede yönetimi ve doktorlar sıcak bakmamışlar olaya, yardımcı olmamışlar hatta köstek olmuşlar. Hemşireler hakeza öyle. En sonunda hastahanedeki din adamıyla irtibata geçince onunla ortak hareket etmeye başlıyorlar. Din adamında ölümcül hastaların listesi var ve hepsine tek tek soruyorlar. İstediğiniz anda kesip bırakabileceginiz bir veya birkaç röportaj yapmak ister misiniz bizimle diye.
Projelerinden bahsederler sonra ve hastaları kazanmaya çalışırlar. Kimse tarafindan kaale alınmayan, haklarında yakında ölecek nasılsa diye düşünülen ve ihmal edilen, kendilerini gerksiz ve faydasız gören, genelde konuşacağı, içini dökebileceği kimsesi olmayan bu insanlar şüphe ve endişeyle de olsa kabul ederler. 200 hastadan sadece bir kadın kabul etmez. Zamanla hastahane yönetimi, doktorlar, hemşireler ve hasta yakınları yapılan bu röportajların hastaya ne kadar iyi geldiğini gözlemleyip yardımcı olmaya ve hatta başka hastalara yönlendirmeye çalışırlar. Röportajı yapan ekip büyür ve hatta seminer olarak kabul edilir. Haftalık 50 kişi katılmaya başlar.
Kitabı beğendim, psikiyatrist hanımın neler başardığını görüp takdir ettim. Ölüm kimse için kolay değil, onunla her gün muhatap olan doktorlar ve hemşireler bile ölüme karşı kapalı olabiliyor ve duyarlılık konusunda yanlışlarda bulunabiliyor. Hastaların herseyden önce bilgi alma, insan muamelesi görme, arzu, istek, endişe ve korkularını dile getirmeye firsat verme ve gerçekleşmesi için yardımcı olunma hakkı var. Birçok konuda ne kadar eksik olduğumuzu gözlerim önüne serdi kitap yine. Tabulaştırmak, konuşmamak, hoş olmayan ölüm ve ölüm korkusunu halı altına süpürmenin ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor yazar. Katılıyorum ve kendisine yaptığı bu çalışmadan dolayı takdirlerimi sunuyorum. Kitabı okurken üniversiteli kızım denk geldi ve ne okuyorsun diye sorunca izah ettim. O da benden sonra okuma arzusu belirttiği için hemen okuyup ona verdim.
Mutlaka hakkında düşünülmesi ve konuşulması gereken bir konuda gayet doyurucu ve düşündürücü bir kitap. Tavsiye ederim.
Kitapla kalın...