Gönderi

Gerçek kökeninin ne olduğunu bilmediğim, fakat İslâm'dan gelmediğine emin olduğum bu trajik itaatkârlık felsefesinin maalesef birbirini mükemmel şekilde tamamlayan iki işlevi bulunuyor: Bir taraftan canlılığı öldürüyor; diğer taraftan da din adına yanlış idealleri öne çıkararak, daha yaşamaya başlamadan ölenleri İslâm'ın etrafında topluyor. Normal insanlardan, kendinden emin olmayan, günah ve suçluluk hissi ile ezilmiş insanlar yaratıyor. Bu itaatkârlık felsefesi aynı zamanda, gerçeklerden kaçan, (ve) pasiflik ve kendini avutmaya sığınan gayesiz insanlar için çok cazip bir hale gelmiş durumda.
Sayfa 114 - Ketebe Yayınları, 3. Baskı, Nisan 2021·Kitabı okudu
Yaşayan Ölü
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.