Aylar önce okuduğum bir kitaptı Zifiriyet Fabrikası... O kadar güzeldi ki aldığım doyumu hâlâ hatırlıyorum.
Aklı başındalık ile delilik arasında bir çizgideydi. Bu nedenle karakteri analiz etme dürtüm çok fazlaydı. Zihnimin labirentlerinde karakterimizle beraber gezindik. Gerçi bir ara Aydın 'a da gittik neyse... Tuttu kolumdan götürdü. Ne yapayım Aşırı doz alkol sonrası hafıza kaybı var tabi normal... Sonra da ben peşine takıldım. Hayatını yakından görmek istedim. Sayfaları çevirdikçe olaylar silsilesi içinde kayboldum. Zihnim kendine ait bir yer ararken âdeta bin parçaya bölündü.
Sonra düşüncelerimi sentezledim. Ve dedim ki: Kara mizah yoluyla ancak bu kadar güzel anlatım olabilirdi. Yazarımızın toplumsal sorunlardan beslenen anlatımını çok başarılı buldum. Okuyun, okutturun.