Kelimelerle birbirimizin üşümüş ruhlarını örtelim kâfi.
Hepsi bu.
Ha, kelime derken lütfen garipseme... Kurnaz olana, "Sen çok akıllısın." denilen, ayrıntıların dahi şeytanlaştırıldığı, cahilin âlim olduğu, zalimin masum pelerini giydiği bu çağda sadece sahici cümleleri sev; uzakta olanları, ötekileri, hatta belki de sana yabancı gelenleri...
"Bu hayatta insanın en büyük öğretmeni en çok sevip güvendiği insanlar olacaktır."
Herkes bu cümlede mutlaka kendi hayatından küçük ya da büyük parçalar bulacaktır. Hayat, dünyaya yalnız gelmiş ve yine yalnız gidecek olan insana sadece kendisine yaslanması gerektiğini bir şekilde öğretir.
Siyahın içinde görünmeyen beyaz noktalar...
Beyazın içinde de aynı şekilde görünmeyen siyah noktalar...
Gözlerine bakıyorsun, siyahı görüyorsun ama siyahın içindeki beyazı göremiyorsun. Bakınca beyazı görüyorsun fakat beyazın içindeki siyah noktaları göremiyorsun. Düşününce enteresan bir deneyim. İnsan bunun sonucunda doğal olarak sorgulamaya başlıyor. Ya hiçbir şey göründüğü gibi değilse?