Murat Gülen

Murat Gülen

Yazar
8.6/10
24 Kişi
·
48
Okunma
·
9
Beğeni
·
664
Gösterim
Adı:
Murat Gülen
Unvan:
Türk Yazar
Sanatın soluk almamızda en az oksijen kadar gerekli olduğunu fark eden yazar, her zaman yeni şeyler öğrenmenin peşinde koştu. Bu inanç doğrultusunda çeşitli üniversitelerin biyoloji ve felsefe bölümlerini bitirdi. Müziğe olan merakından ötürü piyano, gitar, bağlama başta olmak üzere birçok enstrümanla bağ kurdu.

Arthur Schopenhauer, Michel Foucault, Jean-Paul Sartre, Franz Kafka gibi varoluşçu yazarların etkisiyle yazmaya başladı. Belirli dönemlerde tiyatro oyunları yazıp yönetti.

Yaşamının kırılma anlarında varlığın kendine yabancılaştığını görerek hiçliği anlatmak için 2015 yılının mayıs ayında ''Bir Demlik Düş'' isimli kitabını yayınladı. Duygularını daima kaybedenlerin yanında konumlandırdı.

İnsanlara bir şey kazandırmayan, giderek yozlaşan ve bayağılaşan edebiyat kültürüne tepkisini, yeni bir üslup üreterek geliştirdi. Edebiyat sayesinde hayatımızdaki kötü insanlardan hesap sorduğunu düşündüğü için yazı yazarken kalemlerin uçlarını defalarca kırdığı söylendi. Türkiye'de değişik türdeki fanzin ve dergilerin yayın yönetmenliğini üstlendi.

Hollanda, Almanya, Belçika olmak üzere öyküleri Avrupa'da çeşitli dillere çevrildi. Aklında her zaman Oğuz Atay'ın sitemi mevcuttu: "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen nerdesin acaba?"

Kafamdaki Fillerin Hepsi Mavi, yazarın ikinci kitabıdır.
İnsanın kendini en çok geceleyin aramasının asıl sebebi; gecenin de insan gibi, dün ile yarın arasında sıkışıp kalmasındandır.
Yalnızlık terbiye edildiğinde insanı idrake,terbiye edilmediğinde insanı deliliğe götürürdü.
Her kadının hayatında, kendi ‘öz’ünden
‘yasak ‘lanmış bir ‘elma’ vardır.
Fakat her kadının içinde,elini o ‘yasak’lıya cesurca uzatmış bir Havva vardır.
İnsanın kendini en çok geceleyin aramasının temel sebebi; gecenin de tıpkı insan gibi,
dün ile yarın arasında sıkışıp kalmasındadır.
Kendini bu çağın uzağında konumlandıran insanların gizlice buluştuğu bir yer olmalıydı. demiş Murat Gülen
Bence o yer tam da burası
"okunası kitaplar" belki aynı anda durup düşündüğümüz sayfaları ya da her birimize farklı anlamlar ifade eden satırları...

Gizlice buluştuğumuz yer kitaplar olmalıydı...
Sevgi ve Barış birbirini çok seven, yoksulluk ve toplum baskısına rağmen ayakta kalmaya çalışan iki insan ..Umutları tükenmişken yıllar sonra gelen bir bebekle (Galip) herşeyin daha farklı olucaklarını düşünürler. Fakat yoksulluk yakalarını hiçbir zaman bırakmaz. Barış’ın özgürlük tutkusu onu bir gece herşeyi bırakıp gitmesine neden olur. Bu yüzden deliren Sevgi de hastaneye yatırırken Galip bu hayat savaşında tek başına kalır. Galip’in gördüğü rüyalar, ruh eşi olduğunu sandığı Nesrinle yaşadıkları , onu ölüme yaklaştıran düşünceleri .. Olaylar ise bundan sonra mistik bir havaya bürünüyor ..
İnsanın yolu cesareti kadardır.
demiş Murat Gülen
Ama bence insanın yolu çaresizliği kadardır.
Cesaret güzel, çaresizlik çirkindir
yani güzelliklerle çıktın o yolda çirkinlikler çıkar karşına çamur olur ayaklarının altına,
siler temizler yine devam edersin yoluna,
ama yine kirlenir ayakların, yine, ve yine,
belki pes etmezsin ama o çamurlu yolda da ilerleyemezsin...

"Bu hayatta çaresiz kalmamış insanlar o yolları hep cesareti kadar zanneder"
Bu kitabı bence Murat kendine yazmış.
Kendiyle yüzleşme kitabıydı bana göre ki, bir insanın en zor
anı nedir deseler, kendiyle yüzleşmesidir diyebilirim.
Birine yalan söylemek, mutluy-muş gibi yapıp, -miş gibi yaşamak
her zaman tercih edilen zaman dilimidir.
Ama gerçekler hiçte öyle değildir.
Üzülmedim ki, yada sevmedim ki demek hep kolaydır.
En büyük sınavlardan biridir kendine dürüst olabilmek.
Kendi iç dünyan da kendinle konuşup, barışabilmek.
Kitabın inceliğine bakmadan, içinden oldukça yeri çiziktirdim.
İnanılmaz aforizmalar, güzel kendini bulacağınız sözler yazmış yazar.
Roman desem hafif, deneme desem ağır, kişisine ve algınıza göre değişebilen
kişisel gelişim desem iddalı, ama kesinlikle kendinizden bişiler bulacağınız
çok güzel bir kitap olmuş.
Kitabın güncel olmasına çok sevindim ayrıca.
Tüm dünyanın genel sorunu olan bir çok detaya değinmiş.
Kadınlar, çocuklar ve olmaması gereken şeyler.
Ben oldukça sevdim ve tavsiye edebilirim gönül rahatlığı ile.
Hiç inceleme olmamasına şaşırdım. İnce, akıcı ve dolu dolu bi kitap bence. Eğer 'kitap okuyamama dönemindeyseniz' kesinlikle tavsiye edeceğim kitaplar arasında. Kitapların altını çizerek yıpratmak istemem genelde ancak bu kitapta altını çizmediğim cümle çok az. Bi şans verin derim...
İnşaat işçisi barış ve merdiven temizleyicisi sevginin imkansızlıklara rağmen büyük aşkı ve onun meyvesi galibin yaşadıkları onlar çocuklarına maddi sevgiyi değil maneviyatın değerini öğretmişti.
Canlılara değer veren herkesin hak ettiği gibi özgür yaşamasını düşünen bir çocuktu galip.
Kuşların özgür olmasını isteyen bunun için herşeyi yapan biriydi.
Galibin gökyüzüne bıraktığı kuşlar ailesinin tekrar toplanmasına neden olacaktır..
Bu kitabın bana kattıklarını kafamda toplamam biraz zor oldu bence siz okuyun güzel bir yolculuk olacağından eminim..
Yüreğinize sağlık Murat Gülen hocam
#kitapyorum
#elmaşekerleriyleyürüdümacılarımınüstüne
#muratgülen
Kitabın başlarında carmen ile tanıştım metin abisi ile olan konuşmaları çok güzel dersler çıkarmamı sağladı. Sonra karşıma küçük gelin çıktı sevmediği halde kendinden büyük biri ile evlenmek zorunda kalan çok üzüldüm.
Mine ve muratın aşkına şahit oldum. Yaşları küçük ama sevgileri büyüktü masumdu silgiye isimlerinin baş harfini yazmıştı mine.
Ama kader aşklarını yaşamlarına engel oldu.
Mineye ne oldu?
Murat ve mine nerede bulutular?
Carmen kimdi ona ne oldu?
Şehrime gel sevgilim..
Yarın çık gel,
Bırak her şeyi , bir bekleyenim var de gel,
Gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın,
Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın,
Gel ki nefes alayım,
Gel...
Bütün soruların cevabı bu güzel kitapta. Diğer kitabını da çok severek okumuştum fakat bu bambaşka olmuş okurken düşündürüyor. İçindeki şiirler aşkı yaşatıyor. Yüreğine sağlık Murat Gülen kalemin daim olsun. Sen yaz ben hep okurum..
Bir Demlik Düş Kitap Yorumum;
Minval yayınlarından çıkan Murat Gülen’in kaleme aldığı Bir Demlik Düş kitabı 206 sayfadan oluşuyor, adının farklılığından da anlaşılacağı üzere bir adamın düş yolculuğuna tanıklık etmeye çağırıyor okuyucuyu.
Bu yolculuk Carmen adın da bir karıncayla başlıyor ve yolculuk esnasında deyimi yerindeyse düş yoldaşı oluyor Carmen yazar Murat’a
Neler neler yok ki bu düşte; hemen hepimizin kendimiz adına bulabileceğimiz tespitlerden tutun da, yaşadığımız dünyanın adaletsizliğine, toplumsal baskılardan tutun da, ince ince işlenmiş insana dayalı mesajlara kadar herşeye değinilmiş.
Kitabın asıl konusu insan; ve tahmin edersiniz ki oldukça derinlemesine işleniyor bu konu, yazar kendisi için ölüler dostumdur diyor ve kurduğu düşte de ölülerle konuşuyor bir nevi. Bir kere okumaya başladı mı, diğer hikaye ve bir sonraki derken bir kaç saatinizi alacak bu keyifli yolculuk, sizi hem düşündürecek ve sanırım bir parçada hüzünlendirecek.
Yalnızlık olgusunun dibine kadar vurgulanarak yapıldığı ama düşlerde bile yalnızlaşamadığı bir kitap dan bahsediyoruz! Ve insana dayalı ne varsa iliklerimize kadar işliyor yazar, öyle konulara değiniyor ki her düş te misafir edilen kahramanın anlattıkları aslında hepimizin hayatının bir döneminin özeti gibi.
Aynı zamanda felsefe okumuş bir adamın eseri olan bu kitap da altını çizeceğiniz bir sürü aforizma bulmanızda mümkün, öyle ki ben nerdeyse kitabın yarısını çizdim sayılır
Bazı bölümler de yüzünüzde tebessümler oluşturacağına kesin gözüyle bakarken, bir yandan da kadınlar üzerine yazdıklarıyla kalbinizi feth edeceği bir gerçek!
Çokca toplumdan kaçmaktan bahsetse de düşlerinde, aslında verilen mesajların hemen hepsi yine toplum üzerine; kadına şiddet, çocuk gelin, elalem ne düşünür mantalitesi bunlardan sadece bir kaçı.
Eğer farklı bir gece geçirmek istiyorsanız siz de benim gibi, Murat’ın düş ülkesine uğramanızı tavsiye ederim, akılda yer edecek aforizmalarıyla, araya serpiştirdiği güzel şiirlerle size hoş bir gece yaşatacağına dair hiç tereddüdüm yok.
Yazarın da dediği gibi, “Hep bazı düşlerin bir süre sonra biteceğine inanıyordum ama gördüm ki; insanlar düşlerini çocukların ulaşacağı yerlere koymalıymış.”(syf.198/199)
Düşlerini biz okuyucularla paylaştığı için ve böylelikle bizimkilere de ortak olduğunu düşündüğü için ödeşmiş oluyormuşuz böyle tanımlıyor durumu yazar Murat Gülen
Ben kendisine bizi de düşlerine ortak ettiği için teşekkür etmek istiyorum, kaleminize sağlık ve yolunuz her daim aydınlık olsun
Yazarın okuduğum ilk kitabı idi. O kadar çok beğendim ki, okudugum her satırın altını çizmek, alıntı yapmak geldi içimden. Her cümlesi mi bu kadar derin anlamlar icerir bir kitabın. Ve en sonunu baglama stili ile kalakaldım ortada. Nasıl yani oldum ve yorumu okuyacaklara bırakıyorum.
O yüzden lütfen ama lütfen okuyun bu kitabı diyorum..Keyifli okumalar
"Kitap okuyan insan zeki insandır, çünkü olağanüstü tüm varsayımların izini sürerek yaşanması muhtemel tüm olaylara şahit olmuştur.
Kitap okuyan insan güzel insandır, gözleri okumaktan güzelleşmişdir.Örneğin kitap okuyan insan herhangi bir savaştan nasıl galip çıkacağını da bilir,çünkü her sayfada bir savaştan galip çıkmıştır.
Hayatın her döneminde büyük bir avantaj sağlar kitap okumak.Sert vücutlarımız sarktığında özgüvenimizi kitaplardan sarkan harfler kaldıracaktır ayağa. Yaşlandığımızda parfüm kokusu artık hoşunuza gitmeyecek işte o anlar da yine en güzel kokuyor kitap verecektir insana"...

Demiş kitabın bi bölümde yazar ne de güzel cümleler değil mi..

Her kitaptan öğreneceğimiz muhakkak bi cümle vardır benim bu kitapta her cümle hoşuma gitti büyük bi keyifle okudum.
Kurgu çok güzeldi en sevdiğim yerler ise her ne kadar yanlış yoldan o paraları alsada sonunda güzele harcayıp kuşlara özgürlük vermesi,ve sevginin önünde yaş engeli olmamasıydı..Ki biz insanalar her zaman bi sayı takıntımız olur hepde bu takıntılar zaten insanı yok etmez mi ?

Barış ve Sevgi'nin imkansızlıklar içinde başlayan evliliği bu evlilikten tam 18 yıl sonra dünyaya gelen Galip ile başlıyor.Galib'in yaşadığı yaşarken dünyayı öğrendiği bu öğrenmeyi Nesrin ile devam ettirirken yaşadığı o olay kurgusu ile devam ediyor ve sonuçlanıyor..

Yazarın biyografisi

Adı:
Murat Gülen
Unvan:
Türk Yazar
Sanatın soluk almamızda en az oksijen kadar gerekli olduğunu fark eden yazar, her zaman yeni şeyler öğrenmenin peşinde koştu. Bu inanç doğrultusunda çeşitli üniversitelerin biyoloji ve felsefe bölümlerini bitirdi. Müziğe olan merakından ötürü piyano, gitar, bağlama başta olmak üzere birçok enstrümanla bağ kurdu.

Arthur Schopenhauer, Michel Foucault, Jean-Paul Sartre, Franz Kafka gibi varoluşçu yazarların etkisiyle yazmaya başladı. Belirli dönemlerde tiyatro oyunları yazıp yönetti.

Yaşamının kırılma anlarında varlığın kendine yabancılaştığını görerek hiçliği anlatmak için 2015 yılının mayıs ayında ''Bir Demlik Düş'' isimli kitabını yayınladı. Duygularını daima kaybedenlerin yanında konumlandırdı.

İnsanlara bir şey kazandırmayan, giderek yozlaşan ve bayağılaşan edebiyat kültürüne tepkisini, yeni bir üslup üreterek geliştirdi. Edebiyat sayesinde hayatımızdaki kötü insanlardan hesap sorduğunu düşündüğü için yazı yazarken kalemlerin uçlarını defalarca kırdığı söylendi. Türkiye'de değişik türdeki fanzin ve dergilerin yayın yönetmenliğini üstlendi.

Hollanda, Almanya, Belçika olmak üzere öyküleri Avrupa'da çeşitli dillere çevrildi. Aklında her zaman Oğuz Atay'ın sitemi mevcuttu: "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen nerdesin acaba?"

Kafamdaki Fillerin Hepsi Mavi, yazarın ikinci kitabıdır.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 48 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 35 okur okuyacak.