·382 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ağustos 2023 12:18 Birkaç kez okumaya yeltenip elimden bıraktığım bu kitapta harika bir yaşam dersi ve zamana dair ne çok şey varmış meğer. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde Ahmet Hamdi Tanpınar, zamanın bir ölçütü olarak saatlerin insan yaşamındaki değerini hem eleştirel hem de mizahi bir şekilde vurguluyor. Tanpınar’ın yaşadığı dönem itibariyle romanda sıklıkla kullandığı behemehal, mamafih, filhakika, muvakkithane gibi eski Türkçe kelimeler okurken insana apayrı bir zevk veriyor.
Bu unutulmaz eserin konusunu özetlemem gerekirse, hayatı boyunca yaşadığı her türlü sefalete ve atlattığı nice badirelere rağmen çocukluğundan beri kurcalamaya pek meraklı olduğu saatlerle bambaşka bir hayatın kapılarını aralayan bir adam hayal edin. İşte o adam Hayri İrdal’dır. Kendini cahil olarak nitelendiren bu adam aksine zanımca fazlasıyla entelektüel bir zanaatkardır. Roman Hayri İrdal’ın yakın dostu, aziz velinimetim olarak nitelendirdiği Halit Ayarcı’nın ölümü üzerine kaleme aldığı hatıralardan oluşuyor. Halit Ayarcı şüphesiz romanda beni en derinden etkileyen karakterlerden bir tanesidir. Hayatı realist bir gözle gören, asla yenilgiyi kabul etmeyen, daima kafasında yeni projeler üreten atik ve rahat bir adam Halit Bey. Aynı zamanda Hayri İrdal’ın da hayatını büsbütün değiştiren ve onu sefaletten kurtaran kişi. Sıcak bir sohbet ve tanışıklık insanın talihini bu denli değiştirebilir mi? Neden olmasın kaderin cilvesi bu olsa gerek.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün tek öğretisi zaman değil, aksine hayatın ve çilekeşliğin bizzat kendisi mevcut bu enstitüde. Kendinizi kesinlikle bu öğretiden mahrum bırakmamanızı tavsiye ediyorum. Bir de şunu hiçbir zaman unutmayın: “Hakiki insan zaman şuurudur ve refahın yolu sağlam bir zaman anlayışından geçer.”