·144 syf.····Okunma: 09 Ağustos 2023 23:40 İntihar Dükkânı’na hoş geldiniz. Bu dükkânda her türlü intihar planınıza uygun araç-gereç mevcut. Taze hazırlanmış çeşit çeşit zehirler, zehirli hayvanlar ve şekerlemeler, kendinizi asmak için ipler, ayağınıza bağlayıp kendinizi suda boğmak için bağtaşları, hikâyesi olan intihar kitleri, ölüm öpücükleri ve daha neler neler... Dükkân sahibi Tuvache ailesinin ölüm konusunda yaratıcılığını konuşturduğu, her türlü bütçeye ve tarza uygun ölüm menüleri bulunuyor: Uygun menüyü seçin ve intihar edin. Dükkânın müdavimi olma şansınız yok. Çünkü bu dükkân çok iddialı ve size kesin ölüm garantisi veriyor. Siz yine de yanılma payı olduğunu unutmayın.
Dükkânın müşterileri -ya da bilmiyorum, kurbanları mı demeliyim- son alışverişlerini yaparken pek pazarlık yapmıyorlar. Taksit seçenekleri de zaten yok. Çeşitli sebeplerle hayatından bezmiş, artık ona son noktayı koymaya hevesli bu insanlara Tuvache ailesi yardım elini uzatıyor da diyebiliriz. Müşteri velinimetimizdir ve potansiyel birer ölüdür mantığıyla oldukça profesyonel hareket ettiklerini söylemek gerekiyor. Hatta öyle ki bazı müşteriler, intihar etmeden önce dükkân sahiplerini kendi cenazelerine bile çağırır. Onlar da bu nazik daveti geri çevirmez, genellikle davete icabet ederler. Tabii dükkânın adını taşıyan bir çelenkle reklamlarını yapmaktan da geri kalmazlar.
İntihar Dükkânı’nda işler oldukça yoğundur. Zaman zaman karı-koca Tuvachelar çeşitli icatlarla uğraşırlar, müşterilerinin beğenisine sunacakları enteresan ürünleri her zaman bulurlar. Ailenin 3 çocuğu vardır. Bu çocukların en küçüğü olan Alan, aslında romanın başkahramanıdır dersek yanlış olmaz. Aile, yaptıkları işe uygun bir ruh hâline de sahiptir. Hayattan zevk almayan, âdeta ölümü bekleyen, doğum günlerine sevinme sebepleri ‘’Ölüme bir yıl daha yaklaştın.’’ şeklinde olan tuhaf bir ailedir. İşlerini sürdürmek için intihar etmezler, mutlu haberler duymak istemezler, akşam haberlerini sadece kötü haberler için izlerler, neşeli müziklere de aynı şekilde karşıdırlar. Anne ve baba işte bu mutsuzluğu, karamsarlığı çocuklarına da dayatmıştır. Alan dışındaki 2 çocuk bu karamsar düşünce tarzının esiridir. Dükkândaki çeşitli işlerde anne ve baba gibi bu çocuklar da görev alır. Alan ise onlardan çok farklıdır.
Alan, yaşama sevinciyle dolu bir çocuktur. Annesinin tabiriyle bir sıkıntı çölünde vaha gibidir. Eğlenmeyi bilir, neşeli müzikler dinler, olumsuzlukların içindeki umudu yakalar ve hayatı sever. Tabii annesini, babasını, kardeşlerini de pek sever. Özellikle anne ve babası bu durumdan çok rahatsızdır. Yıllar geçer, Alan büyür ve ailedeki yeri değişmeye başlar. İşte bu değişim sonucunda İntihar Dükkânı’nın akıbeti ne olacaktır, onu da okurlar görecek. Bir çocuğun bakış açısı çevresini değiştirebilir mi, dayatılan mutsuzluğun aslında kader olmadığını çevresindeki insanlara gösterebilir mi, bunu anlatan çarpıcı bir eser okuyoruz.
İntihar Dükkânı kendi içinde bir dünya. Bu dünyanın kurucuları Tuvachelar için dükkânları her şey. Alan sayesinde yaşananlar bu dükkânın çehresini değiştirmeye yetecek mi, yoksa aile bu mutluluk dalgasına direnecek mi?
Kitap kısa kısa 34 bölümden oluşuyor. Son bölüme kadar acaba ne olacak, olaylar nereye varacak diyerek heyecanla okudum, yazarın olayları nasıl bağlayacağını merak ettim. Kitabı bir kara mizah örneği olarak niteleyebiliriz. İnsanlık tarihinin en büyük çıkmazlarından biri olan intiharın bu kadar farklı bir bakışla ve mizahi bir üslupla anlatılması hayli dikkat çekici.
Yazar Jean Teulé, aynı zamanda bir karikatürist. Bu mizahi hayal gücünün ve dolayısıyla kurgunun payı, biraz da bundan kaynaklı diye düşünüyorum. Benim için zaman zaman güldüğüm, zaman zaman da düşündüğüm enteresan bir deneyim oldu.