Puan vermedi·192 syf.··
2023 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2023 15:23
Yazarın ilk kitabı fakat sanki yıllarca düşünmüş ve öyle kaleme almış. Eser kendisine Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandırmış. Kitap kendini aylak olarak tanımlayan bir adamın hayatını kış, yaz, ilk yaz ve güz bölümleriyle anlatıyor. Bu aylak adamın adı "C". C roman boyunca hayatının kadınını arıyor. Kendisi için yaratıldığına inandığı kadını. (Kitabı okumayanlar için tad kaçırmayacak kadar spoiler içerebilir.) Kendisini bir yaşından itibaren büyüten ve anne şefkati gösteren Zehra teyze, hayatını çaldığını düşündüğü babası.. C'nin karakterini çocukluğunda yaşadığı şeyler belirliyor. Kendisine verilen ismi kullanmak yerine aylak demesi bile babasına karşı bir sitem aslında. "Babam adamsa ben olmayacaktım". (-Aylak Adam) Yaşadığı bu buhranın içinde yalnızlıktan kurtulmak için bir tutamak arıyor. Bu tutamak da ona göre "gerçek sevgi". Yine hayalini kurduğu kadın da bir parça Zehra teyzeyi, Zehra teyze merhametini arıyor aslında. C. çocukluğunda, babasının Zehra teyzeye cinsel anlamda yaklaştığını görür. Babasının Zehra teyzeye zarar vermek istediğini düşünerek o esnade koruma içgüdüsüyle babasına saldırır. Babasının kendisine attığı tokat ile C.'nin kulağı yırtılır. Ve romanın bazı bölümlerinde, bu ana tekrar ışınlanan C. elini kulağına götürür. . Bunun gibi (kadınların bacağına dokunamaması gibi..) bilinçaltıyla alâkalı birçok ayrıntıyı kitabın satır aralarında görüyoruz. Çılgın kalabalıklar içerisinde varolma çabası ve amansız bir yalnızlık. İyi okumalar. Kitaptan küçük bir alıntı. (Aylak Adam, sayfa 24) İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi. Düşünüyordu: "Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar:" Saatine baktı: Dört buçuğa beş vardı. "Eve gidip okusam." Durağa yürüdü. "Bunları kurtarmanın yolunu biliyorum. Kocaman sinemalar yapmalı. Bir gün dünyada yaşayanların tümünü sokmalı bunlara. İyi bir film görsünler. Sokağa hep birden çıksınlar..." Kafasından geçene güldü. Duraktakiler dönüp baktılar. Kadının biri kaşlarını çattı. Sokakta kendi kendine sesli gülünemeyeceğini bilmeyen yoktu."Ne adamlar be. Güldüysem güldüm, size ne?" Duramadı orda, yürüdü. Eve gitmeyecek. İçindeki 'sinemadan çıkmış kişi'yi öldürdüler. Sağ kalan sıkıntılı, kızgın. Hep ölçülü-biçimli mi davranmak gerek? Kim demiş? Başkaları onu eve gidecek sanarken o gidip meyhanede içecek. Yolun çivisiz yerinden karşıya geçti. Kayıp giden otomobiller duraksadılar. Bir şoför sövdü. O duymadı.
Hayat ve İnsan
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.