Madeline Miller 'in Ben, Kirke ve Akhilleus’un Şarkısı kitaplarına başlamayı düşünüyorsanız önce Akhilleus’un Şarkısı ile başlamanızı öneririm çünkü Ben, Kirke kitabında Truva Savaşı, doğal olarak da Patroklos ve Akhilleus'un bahsi geçiyor. Dediğim şekilde okursanız Ben, Kirke kitabında "Bunlar kim?" demezsiniz.(Mitoloji hakkında hiçbir bilginiz yoksa tabii.)
Sonu gelmesin diye uğraştığım ama meraktan öldüğüm için kısa sürede bitirdiğim çok keyifli, hüzünlü bir kitaptı benim için, hala Akhilleus ve Patroklos aklıma geldikçe üzülüyorum.
Konusuna gelecek olursak: Moira'lar Thetis'in oğlunun babasından daha güçlü olacağını öngörünce Zeus ve diğer tanrılar hakimiyetlerinin zayıflamasından korkar. Bunun üzerine Thetis'i bir ölümlü (Peleus) ile evlendirirler, bu evlilikten Akhilleus doğar. Rivayetler doğruluğunu kanıtlar Akhilleus kuşağının en güçlüsüdür.
Küçük yaşta can yoldaşı ve sevgilisi olacak, soylu bir ailenin oğlunu kendini savunurken öldürmesi sonucunda Peleus'un krallığına gönderilen Patroklos ile tanışır. Ömürleri birbirleriyle geçer.
Yıllar sonra Helene'nin (dünyanın en güzel kızı) kocası Menelaos'dan, Paris tarafından kaçırılmasıyla Truva Savaşı çıkar.
Akhilleus, yeteneklerinden dolayı kendisini savaşa çağıran Yunan tarafının teklifini kabul eder. Çünkü annesinin duyduğuna göre eğer savaşa katılmazsa tanınmayan biri olarak ölecektir. Patroklos sürgün edilmeden önce Helene'nin eş seçme törenine katılan her erkek Helene'yi kocasının elinden almak isteyen her erkeğe karşı Helene'yi savunacaklarına ant içmişlerdir. Bu yüzden istemese de savaşa katılmak zorundadır.
Sonu her ne kadar üzücü olsa da harika bir kitaptı okumanızı öneririm.