·415 syf.····Okunma: 04 Ağustos 2023 13:18 hellöööğğğ sevgili herkes!
Irvin D. Yalom - Nietzsche Ağladığında kitabından bahsedeceğim bugün sizlere.
Yalom’dan okuduğum ilk eser ve son olmayacak öncelikle bunun altını çizeyim. okumak için okunmaması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum, okuyup anlamak, üzerine düşünmek gerekiyor. kendimizi çok sık sorgulatmasından dolayı zaten düşünmek zorunda kalıyoruz.
kitap 1992 yılında yayımlandığı dönemden itibaren çok okunuyor ve çok seviliyor, aynı zamanda Yalom’un kendi hayatından da izler taşıyormuş. Lou Salomé ve Freud’u çok sevdiğim için kitapta olmaları beni aşırı mutlu etti. Nietzsche hakkında da çok fazla bilgi sahibi oldum, Zerdüşt’ü okumaya heveslendim hatta. (nasip) dostluğun iyileştirici gücünü vurgulayan Yalom’la 19.yy Viyana’sında psikanalizin doğumunun içerisinde olmak bambaşka bir duyguydu.
kitabın konusundan bahsedeyim,
Venedik’te eşi Mathilde ile tatilde olan Doktor Breuer tatil sırasında çok garip bir not alır. tabi ki bu not Salomé’dan. hem aşırı güzel hem çok zeki bir kadın 21 yaşındaki Lou. Doktor ile görüşmesinde kısa bir süre önce arkadaşlık yaşadığı Nietzsche için yardı talep ediyor, hem fiziksel hem ruhsal sorunları için. tabi bizim Nietzsche’nin bundan haberi yok velhasıl kelam bir şekilde Breuer’la yolları birleşiyor. Breuer, her şeyden haberdar olduğunu Nietzsche’ye hissettirmeden onu tedaviye başlar, fakat bizim filozof hastalığını inkar eder. zorlu bir süreçten sonra hasta ve doktor konuşma terapilerine başlarlar. bu terapilerle hem Breuer hem Nietzsche kendileriyle yüzleşirler. sorunlarına çözüm bulabilecekler mi acaba?
Nietzsche ve Breuer’un diyaloglarını çok severek okudum. bazı kısımlarda birkaç kere satırları tekrar okumam gerekti hatta. sorduğu sorular o kadar zorlayıcı ki bi cevap aramak için durup düşündüğüm yerler oldu. fikirlerine katılıp katılmamak tabi ki bizim irademizde, yer yer hak verdiğim oldu kendisine. çok şey kattığını düşünüyorum, kesinlikle tavsiyemdir, okuyun okutturun.
sevgiler, buse.