" Gül ağacını ben alabilir miyim ?
Gül ağacı, annemin ömrü boyunca isteyerek hayatına kattığı tek şeydi. "
Tuhaf değil mi, içimizden geçirdiğimiz olmasını istediğimiz şeyleri gül ağacının dibine koyup üstüne toprak örtüp dileklerimizin gerçekleşmesini beklemek. İçimizdeki umut ışığı hiç sönmesin.
Ayşe Püren hayata veda eden annesi Behice hanım'ın kâğıda yazdığı dileklerin peşine düşer. Aynı zamanda kendi hayatıyla ilgili de büyük kararlar vermek zorundadır.
" Çünkü bir ayrılıkta insanın canını en çok acıtan şey son mutsuz günler değil, önceki mutlu günler oluyor. Benim de mutlu günlerim oldu. "
Ayşe Püren güçlü bir karakter, hayatını kendisi şekillendiren ve dış mihraklara karşı da haddini fazlasıyla bildiren. Ve en güzeli de kitabın içinde her sayfada " dostluk " hissini yakalayabilmeniz.
Kitabı okuduktan sonra düşündüm de kimseyi yeterince tanımıyoruz, herkes ne kadar istiyorsa o kadarını gösteriyor karşındakine, bu en yakınımız olsa dahi. Ve her şey zamanında güzel, yaşanacaksa yaşanacak.
Okuyun, okutun. Sinem Sal