Bedenin isyanı üzerine; iletişimsizliğin, kendini özgürce ifade edememenin, ihmale ve istismara uğrayan çocuğun ve daha sayılabilecek travmatik etkiye neden olan diğer her şeyin yetişkinlikte yetişkinin bedeninde hastalık olarak tezahür ederek isyan etmesini müthişşş bir bilinç kazandırarak Alice Miller büyülü kelimeleriyle anlatmaktadır.
Kitapta üzerinde sıkça durduğu iki eleştiriden bahsetmek istiyorum. Birincisi dördüncü emir adı altında geleneksel ahlaktan bahsedilir. Binlerce yıl önceden yerleşmiş bireye zarar verdiği halde geleneksel ahlak tarafından kutsanan ebeveynlerimize karşı sergileceğimiz tutumu travmalarımız göz ardı edilerek belirlenmiş olmasıdır. İkincisi ise pek çok terapistin geleneksel ahlakın etkisi altında olması eleştirilmektedir.
Birde ilk defa duyduğum ve çok hoşuma giden bir kavramla tanıştım. “Aydınlanmış Tanık” Aydınlanmış tanık insanın hayatında onu koşulsuz yargısız her haliyle dinleyebilecek birine sahip olmasıdır. Ve pek çok kişi yaşamında aydınlanlanmış tanığa sahip olma şansını bulamıyor.
Ancak iyi haber şu ki birey kendi aydınlanmış tanığı olabilir okuyarak farkındalığını geliştirerek ve kendini keşfetme yoluna girerek