Her birimiz hayatımızdaki işleri,sorumlulukları bir kenara bırakıp hiç bir şey yapmamayı istemişizdir, bir sorunla karşılaştığımızda o sorunla uğraşmayı ertelemişizdir. Tıpkı baş karakterimiz Oblomov gibi. Hepimizin içinde bir Oblomov yaşar aslında. Hepimiz Ştolts gibi gezmek, dinç bir şekilde hayatı yaşamak istemişizdir ama bazenleri hayat karşısında tek yaptığımız Oblomovluk olmuştur.
Kitabı okurken ‘E ben Oblomovluk yapıyormuşum ya.’ dediğim çokça oldu. Herkes kendini bu kitapta bir yerlerde bulabilir.