Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 29 Ağustos 2023 14:59 "Ne zaman bir kitap açıp okusan, bir ağaç gülümser ölümden sonra yaşam olduğunu bilen."
Kitabın konusu, başlığı ve kapağından öte; işte bu cümle idi beni içine çeken. Bu cümleyi kuran birinin kitabı elbet güzeldir diyerek başladığım bu kitap; özünde her bireyin okuması gerektiğini düşündürecek bir sonuca götürdü beni. Evet, kadınlar ve erkekler olarak birbirimizden farklıydık. Birbirimizi çokça eleştirmiş, birbirimizden çokça şey beklemiştik. Erkekler şöyledir, kadınlar şöyledir diye çokça kalıp, yargı ve önyargı biriktirmiştik. Kendimizce yaptığımız gözlemler, benzer gözlemler ile birikmiş, birikmiş ve bu güne gelmiştiler... Peki ya bu gözlemlerimizin bilim adı altında dayanakları olduğu, yapılan araştırmalar sonucunda o gözlemlerin gerekçelerinin olduğunu söylenseydi, ne derdiniz? Kadın ve erkek ilişkilerinde olan sorunların esasen beyin yapılarının tamamen farklı olmasından kaynaklandığını, bu sorunların aslında bilerek oluşturulmayıp doğal bir dürtüden geldiği söylenseydi, ne derdiniz? İşte bu kitap, tüm bu bahsettiklerimin cevaplarını içeriyor. Ve diyor ki; "Eğer birbirimizi yeterince iyi tanıyabilirsek aslında ortada herhangi bir problem olmadığını göreceksiniz." Yani problemleri ortadan kaldırmak, birbirimizi tanımaktan geçiyordu. Ve tanımak için ise ilk önce birbirimizin beyinlerini anlamamız gerekiyordu...