"Sana, beni asla tanımamış olan sana" ile başlıyor mektubuna. Aile sevgisinden mahrum kalmış genç bir kızın kendisinden onbeş yaş büyük bir adama masumane çocukça hayranlığının günler içinde nasıl saplantıya dönüştüğünü hayatını bu minvalde nasıl şekillendirdiğini ve sonlandırdığını anlatan hüzünlü bir eser. Kitabın sonlarına doğru "...ben artık tanrıya inanmıyorum... ben sadece sana inanıyorum... yalnızca seni seviyorum..." satırlarını okurken hem üzüldüm hem ürperdim.