Gönderi

9/10
·960 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
Derin bir nefes alıp geldim resmenn Öncelikle yazılan tüm karakterler efsane cidden seriyi baştan sona okurken insan hangi karakteri sevsin, hangisine saygı duysun bilemiyor. Altıncı kitabın sonu ile Aelin esir düşmüştü, kitap bu olay örgüsü ile başlıyor. İlk yarısı diyebileceğimiz kısmın çoğu Rowan ve takımının Aelin'ni kurtarma kısmına odaklanıyor. Burada Rowan'nın o içsel çöküşünü yazar çok güzel bahsetmiş. Ben Rowan a hayranım cidden Adam her şartta, her koşulda bir yolunu bulup sevdiği kız için herşeyi yapıyor. Aelin ve ikisi için beni en çok etkileyen kısımlar zaten "Birlikte" denilen kısımlar oldu. Kurtarıldıktan sonra Aelin'a zaman tanıması, onun çektiği acıları anlamaya çalışması çok ince bir şekilde işlenmiş. Aelin işgence görürken yanında bulunan meşur kurdunuz, Fenrys 'e ile aralarında ki bağ beni çok etkiledi. Birbirleri ile iletişim şekilleri bize o bağı çok güzel yanse ettirmiş Sarah. Lorcan ve Elide benim sevdiğim çiftlerden oldu cidden. Lorcan' nın olaylardan sonraki pişmanlığı ve yaptığı herşeyi aslında kendisini Elide 'ya kanıtlamak için yapması çok tatlıydı. Kim bilebilirdi ki bir dağ ayısı olan Lorcan'ı küçük bir kız ehlileştirecek dkkdkdk. Elide 'nin zekası ile yaptıklarını okurken keyif aldım. Kitabın kurtarılma kısmından sonra asıl konumuz olan savaş daha da ön plana çıkıyor. Kitapta savaşın her adımı yavaş yavaş ilerleyerek bahsediliyor. Okurken baya savaşın içinde buluyorsunuz kendinizi. Bu konuda beni rahatsız eden hem çok fazla savaş sahnesi görmekten artık bıkmış gibi olmam yani okurken evet keyif alıyorum merak ediyorum ama bazı kısımları sıktı açıkçası, hem de herkesin bir araya gelmesi çok uzun sürdü yani en son kalemiz düştü düşecek yazık yavrum Aedion elinden ne geldiyse didinip çabalayıp yapmaya çalışıyor ama bunlarda tık yokmuş gibi. Yani bu savaşın en büyük savaşçısı bana kalırsa Aedion ile Lydandre'dir. Güya 4 tane feyimiz var ama yani sadece varlar o efsaneler yokmuş gibi oldu biraz savaşta bu 4 feyin pasif kaldığını düşünüyorum. Zaten bence en büyük fedakarlığı da Lysandre yaptı yani kız daha ne yapsın bir de üzerine Aedion dan laf işittim güzelim. İkisi arasındaki bu gerilim de mesela çok uzatılmış tamam Aedion da haklı ama biraz da insaf be kız daha ne yapsın. Yine de mutlu sona ulaşan güzel bir çiftimiz ikisi de kdkdm Choal'a gelirsek benim kendilerine çok bir sevgim kaynamamıştı başlarda ama altıncı kitap ile Yrene ile Choal'ı da sevdim. Kendince verdiği mücadele ile iyi bir karakter gelişimi gösterdi. Yrene ise tam bir kurtarıcı ya kıza hayran olmamak insanın elinde değil. Seriye girdiği andan beri kendisine hayranım ve o yaptıkları ile büyük bir güç gösteri okudum, çok zevkliydi o kısımlarda. Altıncı kitabın dünyası ile uçan kuşları, yeni gelen karakter seriye ayrı bir renk kattı ve o dünyayı da yazar baya etkili yazmış. Gelelim Dorian'a, benim seride en çok sevdiğim erkek karakter kendileri. Çocuğun tek bir falsosu yok. Manon ile çıktığı yolda büyüsünü şekillendirmeyi öğrenerek karanlığın merkezine gidiyor prensciğimiz ve orada hem Varg kralına hem de öğrendiğimiz Varg Kraliçesine zekası ve cesareti ile oyun oynayarak anahtarın üçüncüsünü de alıyor. Bu anahtar konusunda beni rahatsız eden Aelin'nın tavrı oldu yani her şeyi ben yapayım diyip duruyor. Tamam onu da anlıyorum ama burada benim biraz sinirimi bozdu. Bir de yazar Dorian'ı sevdiği için mi bilmiyorum ama seri boyunca herkes Dorian'ı koruyor, prensin üzerine titriyor yavru bir kediymiş gibi. Yani son kitaba kadar çocuk kendini kanıtlamak için debelendi durdu. Kitabın sonunda da Dorian için ben çok bir tatmin olmadım açıkçası. Manon ile Dorian arasındaki ilişki çok askıda kalmış gibi oldu bana kalırsa ki bence çoğu kişiye göre mutluluğu en çok hakedenlerdendi. Manon ile ikisinin arasındaki kimyaya öldüm bittim. Manon'un kendini daha insanı duygular ile karşılaşınca afallaması, ne yapacağını bilmemesi çok tatlı bir detaydı. Manon'un o taş kalbini eritmek için de cidden çok şey yaşaması gerekti. Seride en güçlü karakterden biri net Manon'dur. İki düşman cadı ırkını birleştirerek ana vatanlarına gitme hayallerini gerçekleştirmek için verdiği mücadele çok güzel yazılmış. Hele ki o cadı analar ile olan tek başına verdiği mücadele nefesimi tutarak okudum desem yeridir. Manon ile ilgili her detay beni kendine çekti açıkçası, savaşta verdiği kayıpları gözüm dolarak okudum. Ejderhasının bile hüznünü en derinlerde hissettim diyebilirim. On güçlerin yaptığı fedakarlık seri boyunca okuduğum hiç bir fedakarlığa benzemiyor bence beni derinden etkileri, "Yaşa, Manon" Çok uzattım ama kısacaa yazar yazdığı kadın karakterler ile seriye çok farklı bir mizah katmayı başarmış diyebilirim. Her karakter ince ince işlenmiş, tek tek özenle yazılmış. Aelin okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biri, tam bir kraliçe (her ne kadar her şeyi ben yapacağım diye atlasa da seri boyuncaaa oda yaşadıklarından kaynaklanıyor) . Ve yazar bize bu öyküyü çok güzel bir şekilde aktarıyor. Sarah'ı okumaya başladığım için çok mutluyum seri çok güzeldi genel anlamda bir Efsaneydi diyebilirim. Güzel bir sondu. Sadece bazı ucu açık yerler vardı keşke oraları da o şekilde bırakmasaydı. Okumaktan asla pişman olmayacağım bir seri oldu kendileri :) Kül Krallığı Fırtınalar İmparatorluğu Şafak Kulesi Gölgeler Kraliçesi Ateşin Varisi Sarah J. Maas
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,431 okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.