Necip Fazıl’ın tek roman eseridir. Bu bakımdan önem arz etmesiyle beraber Türk Edebiyatına katkı bakımından da bir o kadar önemlidir. Genellikle romanlar kimi yazarın otobiyografiyle örtüşür. Bu romanda yazarın kişisel hayatı, yaşadıkları, ideolojisi ve fikirleri kitabın ana karakteri Naci’de bulunmaktadır. Naci adeta yaptığı seçimlerle, Necip Fazıl’ın fikrinde bulunan hakikat arayışının kısa versiyonudur. Kitabın konusu hayatın içinden olduğundan dolayı realist kişiler için son derece başarılıdır. Aksi halde olayların içinde yaşayıp, karakter ile bütünleşmek ve duygusal bir farkındalık yaşamak isteyenler için yeterli olacağını sanmıyorum.
Necip Fazıl usta bir kalem ve kelimeleri doğru yerde kullanan başarılı bir yazar. Kelimeleri çok keskin ve nettir. İdeolojisi karakteriyle bütünleşmiş, aksi durumları da yine ifade olarak gayet açık ve anlaşılır şekilde anlatmaktadır. Bu bakımdan bile bu şahsı incelemek gerekiyor. Bu şahsı en kısa yoldan incelemek ve anlamak isteyenler için bu roman başlangıç için yetecektir.
Naci’nin seçimlerinin perde arkası bile ülkemizde yaşayan bir çok insanın düşünmediği bir bunalımın çözümlerini barındırıyor. İnsan ilişkilerinde ki arayış ve hakikat arayışı arasında çarpıtılan seçenek bulanıklığı, usta kalemin bakışından tereyağından kıl çeker gibi yazılmıştır.
Ancak, roman türü konusunda yer verdiği mekan, olay ve kişiler eksik görülmüştür şahsımca. Kahvecibaşı ayrı bir tat katarken kitapta, yani kişi faktörünün bu denli etkili şekilde ifade edildiği kitapta, Naci’nin sosyal çevreyi fazlasıyla incelemesini merakla bekledim. Avrupa’ya “parıltılı karanlık” tasviri tam karakter analizinin kafasına uygun olduğu gibi; ülkemiz içinde “güneşi ceketinin cebinde unutanlar” demesi de son derece sosyolojik bakış açısına katkıdır. Ve gözlemci bir zekaya sahip bir karakteri başarılı bir şekilde yansıttığını gösteriyor.
Bu usta kalemden çok roman okumak isterdim. Ancak böyle başarılı bir yazarında hikaye tasvirinden ziyade fikir kitapları yazması şaşılacak bir durum değildi zaten. Bu romanın ışığında bazı romanları da arayış ve çile bakımından incelemek isterim. Muhtemelen okuyacağım “arayış” da ki kafa patlamasını en güzel tasvir edebilecek kelime dizimi bu kitapta.