·816 syf.····Okunma: 01 Eylül 2023 08:26 Biliyorsunuz, Yabancı serisi Öznur Yıldırım'ın 10 yıl önceki macerasına dayanıyor. Kendisi, 17 yaşlarındayken yazdığı başlangıç kitabını iki parta bölüp iki ayrı kitap olarak sunmuştu hatırladığım kadarıyla. O zamanlarda büyük bir Ediz Çağıran furyası vardı. Herkes kendi kafasında "Sana sadece ben zarar verebilirim." diyen bir seri katili, hatta "Sana sadece ben tecavüz edebilirim." diyen bir seri katili romantize etmişti. Birkaç kişi bu kitabın kadınları objeleştirdiğini söylese de, genel okur çoğunluğu yaşı küçük genç kızlar olduğu için Yabancı kutsallaştırılmıştı.
Kitap serisinin konusu kısaca şöyle: Doğa'nın abisi Atalay, Levent Çağıran'ı öldürüyor ve sonrasında da bu suçtan kaçıyor bir şekilde. Onun avukat adayı oğlu Ediz Çağıran ise babasının haksız yere öldürüldüğünü biliyor ve bunun intikamını gözetiyor. En sonunda, intikam için Atalay'ın küçük kız kardeşi Doğa'yı kaçırıyor ve sonrasında da bu kıza karşı şefkat gibi, kıyamama gibi duygular hissetmeye başlıyor. O noktadan sonra, zaten hikaye artık uçurum kenarından yuvarlanarak düşmeye başlıyor. Çünkü artık bir seri katil, intikam kitabı değil, romantik bir aşk kitabı okuyoruz ve romantize edilen şeyler hiç normal şeyler değil.
Bunun en büyük sebeplerinden birisi, Öznur'un da bu hikayenin ilk adımını attığı zamanda çok genç yaşta olması bence. Son kitapta, artık yetişkin bir kadının yazısını okuyoruz ve bu kitabı beğendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü artık Ediz'in ağzından sadece "Sana ben zarar verebilirim"i duymuyoruz. Artık Ediz'in ağzından, "Onu da yapmam." cümlesini de duyuyoruz.
Artık bu kitapta, kadının objeleştirilmesini görmüyoruz. Hatta tam tersi, el üstünde tutulmasını görüyoruz. Öznur da okurları üzerindeki kötü etkisini görmüş olacak ki, bunu toparlamak için elinden geleni yapmış final kitabında.
Ama artık aradan 10 yıl geçti. Geç olsun güç olmasın denir ya, geç oldu, kesinlikle. Ama sanki güç de oldu...
Ayrıca, kitabın yüksek fiyatına da değinmek istiyorum izninizle. Tamam, kitap 815 sayfa ve bu nedenle harcanılan kağıtla doğru orantılı olarak ücretinin bir tık yüksek olmasını anlayabilirim... Ama CİLTSİZ haline 250 tl vermek her okurun harcı değil. Bir kere okuyacağınız, sonrasında bir kenara bırakacağınız bir kitap için bu fiyat çok yüksek. Bugünün ekonomisinde bile, 250 tlye en azından 3-4 kitap satın alınabiliyor. Yayınevinin yüksek fiyat politikası yıllardır hoşuma gitmiyordu zaten ama, serinin son kitabının fiyatını yüksek koyup, "Nasılsa alırlar, final kitabını okuyacaklardır, aradan 10 yıl geçti ve serinin efsanevi (!) sonunu görmek isteyeceklerdir kafası hiç keyifli değil. Okurlar olarak, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?