...Orijinal hali "Demiri demir ile dövdüler;biri sıcak biri soğuktu,insanı insan ile kırdılar;biri aç biri toktu." olan ulu halk ozanımız Pir Sultan Abdal'in dizelerinden esinledim bu başlığı yazarken. Öyle ki pek az yalanla -elbette casusluğun konunun bir parçası olduğu romanda 'yalanın' yer almadığını söyleyemeyiz- daha çok gerçekleri çarpıştırarak sonuca ulaştığımız bir casusluk kurgusu tattırdı biza Madam Christie. Gelin kısaca bir inceleyelim.
İkinci Dünya Savaşı'nın Mihver için iyi gittiği günlerde,Britanya anakarasında adanın güneybatı sahillerinin birinde ücra bir kasabadayız,Sans Souci'de. Kahramanlarımız,bu kez Tommy ve Tuppence Beresford. Karı-koca çiftimizin ilk savaştan sonra kısmen emeklilikvari günler geçirdiği Londra yakınlarındaki evlerinde MI6'den eski bir dost ziyarette bulunur. İngiltere'nin büyük bir tehlike altında olduğunu,Nazi casus ve işbirlikçilerinin devletin ve kurumların hemen her basamağına sızdıklarını fakat bunlardan çok önemli ikisini yani N ve M'yi bir türlü yakalayamadıklarını çünkü her yere sızan bu casusların istihbarata da sızdıklarını onları tanıyan haberlalma servisi elemanlarıyla aramayacaklarını ve yardıma ihtiyacı olduğunu kahramanlarımızla paylaşır. Vakit emekliliğe ara vermek ve sahaya geri dönme vaktidir.
Bundan sonra ise kahramanlarımızın serüveni başlıyor. Kitabın dili birçok Agatha Christie romanında olduğu gibi sade ve akıcı, boğucu betimlemeler yok. Fakat yayınevinden olsa gerek birkaç yazım hatası var,gözden kaçmıştır diye düşünüyorum. Hem Agatha Christie romanlarında alışık olduğumuz üzere bu kez katil değil casus yakalıyoruz çifte beyinlerle Nazi casusu izi sürmek istiyorsanız okumakta geç kalmayın.
N veya M?Agatha Christie