Gönderi

9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2017 00:00
Kitap anlatım üslubu ile sıradan olmadığını daha ilk sayfalarda belli ediyor. Anlatım tarzına alıştığınız dakikadan itibaren kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Kitabı oluşturan bölümlerin mevsimler ile tasvir edilmesi Kim Ki Duk'un "İlkbahar Yaz Sonbahar Kış Ve İlkbahar" filminden önce, 1959 yılında, Yusuf Atılgan tarafından böyle bir metaforun kullanılması beni mutlu eden küçük ayrıntılardan biriydi. Bay C. farklı, aylak hayatına daldığımız zaman aslında etrafımızda gelişen sıradan olayların veya "mutlu" görünen insanların aslında nasıl kaygılarla boğuştuğunu ve ruhlarının asla özgür kalamadığını anlamamızı sağladı. Spoiler içerir... Duygularını özgürce yaşayamayan, yakınlaşacakları zaman pencere-perde kapatan Güler ve Ayşe'nin kaygılarını ne zaman hissetse sessizce ortadan kaybolan Bay C. asıl tutanağını aramaya devam ediyor. Ayşe'ye çocukluk anılarını, Zehra teyzesini ve babasını anlattığı bölümler kitabın can alıcı noktalarından biriydi. Bu bölümler Aylak Adam'ın aylaklığının nereden geldiğini anladığımız ve şahsen benim aylak olmayacak da ne olacak dediğim bölümlerdi. Şaşı kadını her gördüğünde aklına gelen eski hatıraları ve sonunda bunları küçük bir an için bile olsa tekrar yaşayabilme umudu beni derinden etkiledi. Spoilere içerir... Lafı çok uzatmak istemiyorum. Eminim Yusuf Atılgan ve Bay C. de haklarında bol şaşaalı süslü laflar yazılmasını istemezlerdi. Bilirlerdi anlatsalar da "Anlamazlardı.." Çok basit, gerçek olan bir nokta var ki kitap güzeldi ve kesinlikle okunmaya değerdi. Herkese gönül rahatlığı ile okumasını tavsiye edeceğim değerli bir kitaptır. İyi okumalar..
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
··
1 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.