·192 syf.····Okunma: 03 Eylül 2023 22:18 Tür: Dünya klasikleri, edebiyat, roman, öykü
Sayfa sayısı: 192
1000 kitap kullanıcıları bu kitabı okuma etkinliği oluşturmuşlar, bir arkadaşımın önerisi ile ben de katıldım. Fakat kitabı pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim siz neden diye sormadan ben incelememe geçeyim :)
Hermann Hesse'den okuduğum ilk kitap içeriğinde 23 öykü bulunuyor. Öykülerin sonunda yazarın düşüncelerine ve şiirlerine yer verilmiş. Yer verilen düşünceler felsefi aforizmalar şeklindeydi ve bu benim hayli hoşuma gitti. Şiirlerine gelirsem çeviriden mi kaynaklı bilemedim ama çoğu basit ve anlamsız birer söz dizimi idi.
Öykülerden de bahsetmesek olmaz değil mi? Açıkcası ben ilk sayfalardan itibaren kitabı okurken fazlasıyla sıkıldım. Sürükleyiciliği olmayan, bir sonu olmayan, öylesine yazmak için yazılmış gibi güç bela ilerleyen öykülerle karşılaştım. Her öykünün içeriği farklı gibi görünse de öyküler birbiriyle benzer nitelikteydi. Kitaptaki öykülerde yer alan betimlemeler ile ifade edeyim.
*Biri vardı seven.. gözü ne mavi gökyüzünü ne yeşil ormanları görüyordu; akan çayın çığıltısını duymuyor, çalan şarkının ezgisini işitmiyordu. (Sonra bu kişi birini sevmeye başlıyor) Eskiden hiç aldırış etmediğim pek çok ses dikkatimi çekmeye başlamıştı, bana bir şeyler anlatıyor, ilgimi çekiyordu. Rüzgarın çamlarda ve otlardaki hışırtısıydı bu, çayırlardaki cırcır böceklerinin ötüşüydü, uzak fırtınalardan kopup gelen gök gümbürtüleriydi, ırmağın bentteki çağıltısı ve kuşların pek çok cıvıltısıydı. Akşamları gündüzün o altınsı geç ışığında öbek öbek uçuşan sinekleri görüyor, vızıltılarını duyuyor, göldeki kurbağaların vak vak seslerini dinliyordum. Eskiden hiç değer vermediğim binlerce nesne ansızın sevgimi kazanmış, önemli nesnelere dönüşmüştü, her biri benim için adeta bir yaşantı oluşturuyordu.
Öykülerin geneli bu şekilde yani yazarın, anlatmaya çalıştığı; insan sevmeye başladığında etrafındaki herşey güzelleşiyor ve hayat buluyor. Sonunda acı olsa bile sevmenin verdiği o hazzı yaşamak insana mutluluk veriyor. Bunu da birkaç alıntı bırakarak anlatayım.
*Sevgi uğrunda acı çekilir; ama ne kadar büyük bir teslimiyetle acılara katlanırsa, sevgi o ölçüde güçlü kılar kişiyi.
*Her sevginin derin bir trajediyi içermesi, sevgiden yüz çevirmek için bir neden oluşturamaz.
Bir de şöyle bir ironik alıntı bırakayım.
.. ne vakit gerçekten sevdiysem, her zaman mutsuzlukla sonuçlandı bu sevgi.'
Peki bu durumda nasıl sevebilen mutludur diyebiliriz ki? Sevmek mutluluktan ziyade mutsuzluktur. Sevmenin bir öncesi bir de sonrası vardır. Öncesinde göklerde süzülürsün kısa bir süre sonrasında ise aşağılara düşer, yerlere çakılırsın. Yani sevebilen mutludur değil, sevebilen kısa süreli mutludur diyebiliriz ve seven kişi sonrasında gelecek olan o acıyı bile bile sevmeyi göze alabilendir.
Kitabın son öyküsü (bu öykü sayılmaz aslında yazarın düşüncelerinden derlediği bir deneme) sevebilen mutludur yazısına gelene kadar kitapla ilgili düşüncelerim böyleydi ama bu son yazıda yazar beni hoşnut etmeyi başardı. Tabi 190 sayfalık bir kitapta sadece son yazının değerli oluşu da tartışılır nitelikte.
Yine birkaç alıntı ile devam edelim.
*Ben sevgi diyorum. Mutluluk sevgidir, başka şey değil. Sevebilen mutludur. Ruhumuzun kendi kendisini duyumsayıp yaşadığının bilincine vardığı her devinim sevgidir. Yani çok sevebilen kişi mutludur. Ne var ki sevmek ve arzulamak aynı şey değildir. Sevgi bilgeleşmiş arzudur; sevgi sevdiği şeyi ele geçirmeyi amaçlamaz, yalnızca sevmek ister onu.
*Sevilmenin hiçbir şey, sevmenin ise her şey olduğunu öğrendim.
*.. biz şaşkın kardeşler için
Sevgi mümkündür bölünsek bile,
Yargılamak ve kin değil,
Sabırla sevgi,
Severek katlanmak
Yaklaştırır bizi kutsal hedefe.
Aşk elde ettikten sonra büyüsü bozulan bir duygudur, sevgi ise elde etmeyi amaçlamaz yalnızca sever. Bu kirlenmemiş, temiz, dokunulmamış olan sevgi ise saf sevgidir. Asla değerini kaybetmez. Varlığımızı değerli kılansa bu temiz duygularımızdır. Yazar, işte bu mutluluğu her şeye değer buluyor, kısa süreli de olsa, acı da verse her şeye rağmen nefret etmeden, yargılamadan, sabırla Sevin! SEVİN! SEVİN! diyor.
Son bir alıntı ile incelememi noktalıyorum.
*Kötülük, sevginin elvermediği yerde baş gösterir her zaman.
Kalbinizde ne kadar iyilik varsa hayatı da o derece sevgiyle kucaklarsınız. Sevdikçe baktığınız her şey güzelleşir. Ancak sevgi nefreti ve kötülüğü yener.
Kitapla kalın.