Tür: Dünya klasikleri, edebiyat, roman, öykü
Sayfa sayısı: 192
1000 kitap kullanıcıları bu kitabı okuma etkinliği oluşturmuşlar, bir arkadaşımın önerisi ile ben de katıldım. Fakat kitabı pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim siz neden diye sormadan ben incelememe geçeyim :)
Hermann Hesse'den okuduğum ilk kitap içeriğinde 23 öykü bulunuyor. Öykülerin sonunda yazarın düşüncelerine ve şiirlerine yer verilmiş. Yer verilen düşünceler felsefi aforizmalar şeklindeydi ve bu benim hayli hoşuma gitti. Şiirlerine gelirsem çeviriden mi kaynaklı bilemedim ama çoğu basit ve anlamsız birer söz dizimi idi.
Öykülerden de bahsetmesek olmaz değil mi? Açıkcası ben ilk sayfalardan itibaren kitabı okurken fazlasıyla sıkıldım. Sürükleyiciliği olmayan, bir sonu olmayan, öylesine yazmak için yazılmış gibi güç bela ilerleyen öykülerle karşılaştım. Her öykünün içeriği farklı gibi görünse de öyküler birbiriyle benzer nitelikteydi. Kitaptaki öykülerde yer alan betimlemeler ile ifade edeyim.
*Biri vardı seven.. gözü ne mavi gökyüzünü ne yeşil ormanları görüyordu; akan çayın çığıltısını duymuyor, çalan şarkının ezgisini işitmiyordu. (Sonra bu kişi birini sevmeye başlıyor) Eskiden hiç aldırış etmediğim pek çok ses dikkatimi çekmeye başlamıştı, bana bir şeyler anlatıyor, ilgimi çekiyordu. Rüzgarın çamlarda ve otlardaki hışırtısıydı bu, çayırlardaki cırcır böceklerinin ötüşüydü, uzak fırtınalardan kopup gelen gök gümbürtüleriydi, ırmağın bentteki çağıltısı ve kuşların pek çok cıvıltısıydı. Akşamları gündüzün o altınsı geç ışığında öbek öbek uçuşan sinekleri görüyor, vızıltılarını duyuyor, göldeki kurbağaların vak vak seslerini dinliyordum. Eskiden hiç değer vermediğim binlerce nesne ansızın sevgimi kazanmış, önemli nesnelere dönüşmüştü, her biri benim için adeta bir yaşantı oluşturuyordu.
Öykülerin