Neriman Abla'ya Selam!
9/10
·592 syf.··
2023 128. kitabı
Bu güzel mi güzel bebek en sevdiğim kitaplar rafında yerini aldı, aklımın en güzel köşelerinden birine kuruldu. Kitap, hayali bir adada gerçek Türkiye'nin portresini çiziyor. Karakterlerin bu kadar gerçekçi yansıtılması hikayenin içine okuyucuyu hemen dahil ediyor, kilitleyiveriyor. Karakterler yalnız başına düşünürken, iç muhasebesi yaparken ya da birbirleriyle karşılıklı konuşurlarken sanki onların yanındaymışız, kafalarının içine sızıp onlar gibi düşünmeye başlamışız gibi hissettiriyor -ya da ben böyle hissettim- 6-7 Eylül olaylarını, 1980 darbesini acınası çıplaklığıyla gözler önüne seren roman, cahiliye döneminin cahiliye döneminde kalmadığını -şimdilerde de istikrarını koruduğunu!- bir kez daha hatırlatıyor. Rumların Atatürk'ün evini bombaladıkları iftirasını duyup galeyana gelen bizim milletin -her nasılsa galeyana gelmeye her zaman fazlasıyla hazırdır- yıllardır beraber yaşadıkları, komşuluk, arkadaşlık ettikleri Rumların ve gayrimüslimlerin dükkanlarına, evlerine çarpı işareti koyup insanları nasıl yakıp yıktıklarını anlattığı kısımlar, kitaptan en çok etkilendiğim kısımlardı. Siyaseten bir yere gelebilmek için dalkavukluk yapmayı kendine borç bilen, çıkarcı, açgözlü, hırstan gözü dönmüş karakterlerin olması Aziz Nesin'in Zübük karakterini anımsattı hafiften. En azından Zübük komikti, hırstan senin kadar gözü dönmüş olsa da gülünecek bir tarafı vardı, sen dümdük kötüsün be Hayricim. Neyse. En sevdiğim, hafızamda en çok yer edinen karakter Neriman Abla oldu. Sırf Neriman Abla'yla tanışmak için bile okunması gereken bir kitap olarak tanımlansa abes kaçmayacaktır, yazar Neriman Abla'yı yaratarak bir ekol yaratmış zanlımca. (Sevmişse sevmiş, söyle de lafı fazla uzatmasın klavyesi bozulasıca.)
Roman
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,746 okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.