Uzun zamandır okumak istediğim, okuduktan sonra da keşke daha önce okusaydım dediğim muhteşem bir kitap. Kendi halinde bir denizci olan Martin'in serüveni, üst tabakadan bir kıza aşık olmasıyla başlıyor. Aşkı uğruna yapıyor her şeyi; Çok büyük hayaller kuruyor, sayısız başarısızlığa uğruyor, kimse ona inanmıyor, aşkını kaybediyor ve her şey bitti dediği yer, aslında hayaline kavuştuğu yer oluyor. Büyük hayalini gerçekleştiriyor ama bu onu hiç mutlu etmiyor; aksine kendine ve dünyaya yabancılaşıyor, hiçbir kesime ait hissetmiyor kendini. İnsanların iki yüzlülüğünü deneyimliyor ve sahip olduğu her şey, o büyük aşkı bile, boş geliyor ona. Aslında bir zamanlar onu mutluluktan sarhoş eden aşk, sonunu getiriyor Martin Eden'in.