Öncelikle, kitaptan keyif aldığımı belirtmeliyim. Kitap, daha çok bir öğreti kitabı gibi görünüyor; pek çok kişi bu konuya takılmış, ancak ben genel olarak bu konuda sıkıntı yaşamadım. Ancak, özellikle son bölümlerde hikaye eksikliğini hissettim.
Kitap, öğretici bir niteliğe sahip ve bazı benzetmeleri kullanarak okuyucuya ok, yay, hedef tahtası gibi nesneleri günlük hayatta yerine koydurarak okuma zevkini arttırdığını düşünüyorum. Ancak, Usta'nın hikayesi kesinlikle sadece 2 sayfada anlatılmamalıydı. Bu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı çünkü öğretmek, sadece benzetmelerle yapılan doğrusal ve basit bir görev değil. Yazar, bunu ara sıra hikayelerle destekleseydi, kitap benim için çok daha tatmin edici olurdu ve belki de bir şaheser olurdu.
Bazı insanlar, sayfa israfı olduğunu düşünüp neden 20 sayfalık bir kitap 160 sayfa yapılsın diye eleştiriyorlar. Ancak ben bu görüşe katılmıyorum. Görsellerle desteklenen düzenli bir anlatım, görsel estetiği artırır ve okuma deneyimini zenginleştirir diye düşünüyorum.
Son olarak, Paulo Coelho tarafından Mete Gazoz'a armağan edilmesi gerçekten hoşuma giden ve gurur duyduğum bir detay. Mete, gerçek bir okçu ve yolu çok doğru. Bence bu kitap okunabilir.