Çira, bebeğinin tüysüz dolmasını aldırmıyor, onun yüzüne değil ruhuna bakılması gerektiğini, doğan her bebeğin de dost bir ruh ile doğduğu gerçeğini dillendiriyordu. İhtiyarın ölüme hiçbir itirazı yoktu, zamanını tamamladığını, bir avcı olarak görevini yerine getirdiğini, başka avcıları yük olmaktansa Ulu Ruh'a gitmeye hazır olduğunu kendisi dillendiriyor hatta bunun için seviniyordu. Ruhlar dünyaya sırayla gelip bedenlere girer iyi davranışlarla cenneti hak etmeye çalışır bunu başardıklarında da başka bir bedenin ruhla buluşabilmesi için hükmünü tamamlamış bedenine veda ederdi.
Sayfa 29 - Kapı Y.