Gönderi

10/10
·328 syf.··
2023 27. kitabı
Can konağını aramadaysan, cansın; Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin, Bir damla su arıyorsan susun, Zulmün peşindeysen zalimsin, Aşkı arıyorsan aşıksın, Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen. Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir: Neyi arıyorsan O’sun sen. Mevlana CABULKA'nın anlamı insanın özüne yönelmedeki içsel yolculuğudur .Evrende herşey aslına yönelir .Bunun için fırsat arar yollar bulur .Cabulka manadaki derinliği,anlamı,beden ve ruhun savaşını anlatır.Yokluk hakikatte insan benliğinin bağlarından kurtulmasını simgeler .Gönül alemimizin temiz,saf,berrak,hastalıksız bir hale gelip Rabbi'yle buluşmasını yani özüne dönmesini anlatır. Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde muhteşem bir ANKA kuşu varmış… Bu kuş, gücü, saf olmayı, kendini yaşarken yaratmayı, tekâmülü, erdemliliği, sadakati, zerafeti, hakkaniyeti temsil edermiş… Uçan varlıklar olması yönüyle kuşlar, insanların ruh dünyası üzerinde oldukça etkili olmuşlardır. Özellikle gökyüzünde uçmasına bağlı olarak kuşlar, öteleri, bilinmeyeni keşfetmek düşüncesi bağlamında, arayış içindeki insanı sembolize etmiştir. İnsanoğlu da ilk dönemlerden beri uçmak, gökyüzünde kanat açmak arzusu ve hedefi içinde olmuştur. Şüphesiz efsane ve mitlerde uçan insan ve binitlerin sık sık kullanılıyor olması da bunun göstergelerindendir. Bu durum, bazen ulaşılmak istenen bir menzile kısa zamanda ulaşmak, bazen tehlikeli ve zor şartlardan kurtulmak; ama en önemlisi de bilinmeyen öteleri keşfetmek şeklinde kendisini göstermektedir. “Göklere yükselmek, öteleri keşfetmek, metafizik sıçramayı yapmak manevi bir durum olup, bunun ifadesi şüphesiz mantıksal bir kurguyu gerektirmektedir. Bu da yere mahkûm olan insan için yegâne yolun, kuşlar gibi uçmak algısından geçtiği anlayışını geliştirmiştir” Anka kuşu, mitolojik bir kuş olup Kafdağı’nın arkasında yaşadığına inanılmaktadır. Tasavvufta kanaatin simgesidir. Kafdağı da semboliktir; aklın havsalanın alamayacağı ancak aşk ile ulaşılması gereken hedefleri anlatmada kullanılmaktadır. Fantastik ütopik bir dünyanın tasavvufi öğelerle bezenmiş bir yol hikâyesidir. Bu yolculuklar öyle ki akıl ölçeğine göre asla yapılamayacak yolculuklardır. Dolayısıyla gerçekte var olmayan bir dağın arkasına yapılacak yolculuğu da akıl hiçbir zaman kabul etmez. İşin esası bu yolculukların insanı hakikate ulaştıracak manevi yolculuğun göstergeleridir. Kanaat, sabır, tevekkül, rıza, şükür, tevazu, ünsiyet gibi pek çok insani erdem, bu yoldaki menzillerdir. Bunlara ulaşmış olmak insani yetkinleşmenin önemli aşamalarıdır. Genç kuşların yokluk gögünde tasavvufi izlerle dolu ANKA yolculuğunda aradığı belki de çok yakınındaydı.Her aynaya baktığında gördüğünün ardında görünmeyendi.Unutma aynalarda saklıdır sırrımız.Aradıklarında saklıdır.Mana alemini kuşatan gönül Hak yolcusunun varacağı son merhaledir.Bu yolculukta zorlukları aşıp gönül olabilmektir . Anka Kuşu gibi küllerinden yeniden doğabilmektir... Her insan doğarken dünyaya tertemiz ve kıymetli bir varlık olarak gelir. Ancak büyüyüp günaha bulaşmaya başladığında, kalbi de katılaşmaya,özünden uzaklaşmaya başlar. Günahları arttıkça insalcıl özelliklerini kaybeder, yaratılış amacını unutur. Öze dönüş, insanın kendi asli ve insancıl vasıflarına; merhamet, sabır, vefa, affedicilik, yardımseverlik gibi güzel ahlakı temsil eden değerlerine geri dönmesidir. Öze dönüş, insanın kendi iç dünyasına yönelerek, tefekkürle, kulluğunun bilincine varması ve bu sayede hayatına, ruhuna ve davranışlarına anlam kazandırmasıdır. Eserde insan ruhunun açgözlülük, hırs ve kıskançlık gibi dünyevi tuzaklara düşüp yolunu kaybedişi, efsanedeki Zümrüd-ü Anka'ya ulaşmak için yola çıkan ancak dünyevi engellere takılan kuşlar aracılığıyla muhteşem bir anlatımla kaleme alınmış.Tasarlanan ütopik dünya keskin bir zeka ürünü.O büyülü dünyada genç kuşların arasında bir kuş oluyor,birlikte yaratılışın sırrını arıyor,yokluk gögünde ANKA yolculuğuna çıkıyorsunuz. Alt metinlerde şifreler şaşkınlık ve hayranlık oluşturuyor.Sayfa 264'teki şifreyi çözemedim o ayrı .Umuyorum ki seri sonunda tüm taşlar yerli yerine oturacak . Sabırsızlıkla bekliyor olacağım. Kitabın ismi,kapağı, içindeki haritası, koordinatları, görselleri ve şarkıları ile öyle bir bütünü oluşturuyor ki iddaa ediyorum şimdiye kadar böyle bir kitap okumadınız . Büyük bir özveri ve emeğin verildiği o kadar aşikâr ki .İki yazarın kurgu ve anlatım bütünlüğünü bozmadan kaleme aldığı eserin editörünün de oldukça başarılı olduğunu okuduğunuz zaman göreceksiniz . Ben, hayatımda unutamayacağım, gözyaşlarımla ruhumu yıkadığım ,edebi lezzetiyle büyük keyif aldığım, tasavvufi öğretilerle dolu muhteşem bir eser okudum .Gönülden tavsiyemdir .
Edebiyat
CabulkaAli Bektaş · 101 Fikir Sanat · 202373 okunma
·
72 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.