Şeytan mutmain değildir, şükürsüzdür. Bu sebeple mübezzirdir. Sürekli olarak israf derecesinde harcayan kişi de aynı sebeple mübezzirdir. Hiçbir zaman müteşekkir değillerdir. Asla takdir etmezler. Doğrusunu isterseniz, bir kez o mantık kişide yerleştiğinde takdir ettikleri yegane husus elde edemedikleri olur. Hayatlarında var olmayanlara değer verirler. Arabalarına bindiğinizde "vay ne güzel bir araba." dersiniz. Onlar ise "Aslında daha iyi bir araba alacaktım" derler. Çok güzel bir evleri vardır ve ziyarete gittiğinizde "Gerçekten müthiş bir ev. " dersiniz. Onlar ise "Aslında daha iyi bir mahalleye taşınmak istiyorum" derler. Tüketim ruhu, 21. Yüzyıl dünya düzeninde sıkışıp kalan bireyleri büyük bir çember içine alarak bu anlayışla özlerinden uzaklaştırmaktadır. Sürekli daha iyisine ulaşma gayesi, sonunda zâtı şükretmemeye sevk eder. Söz konusu olan bu durumun neticesi ise yeryüzünün güzelliklerine hamd etmeyerek mutsuz bir yaşam sürmektir zira tüketim ruhuna sahip olan, diğer bir deyişle mübezzir olan bireyler sahip oldukları metaları kaybetmeleri sonucunda kendi özlerini çoktan kaybettiklerinin farkına varır ve büyük bir girdaba düşerler. Bu neticenin en büyük sebebi ise tüketim ruhuna sahip olup, Allah'a hamd etmeyi unutmuş olmalarıdır.
Kitabın bir kısmından elde ettiğim tefekkürler neticesinde ak üstüne yazmış olduğum bu satırlar, âdeta çatı katında yıllarca kilitli kalmış bir kutunun tekrar açığa çıkmasıyla vuku bulan tatlı bir heyecan tesiri yaratmayı başardı. Nouman Ali Khan'ın yazmış olduğu "Dirilt Kalbini" adlı kitap; dua ve ibadetlerin nasıl yapılması gerektiğinden ve toplumsal dayanışma hususunda İslamiyeti nasıl yaşayacağımız sorusuna kadar birçok konuyu ayetlerle irdelemekte ve yorumlamaktadır. Hayata manevi bir yolculukla bakmak isteyenlerin mutlaka okuması gereken kitapların başında yer alan Dirilt Kalbini adlı kitabı şiddetle tavsiye ederim!