Puan vermedi·126 syf.····Okunma: 14 Eylül 2023 16:43 Kitap mektup şeklinde yazılan bir kitap. Ben bu türü seviyorum nedenini bilmeksizin.
Werther'in arkadaşı Wilhelm'e yazdığı mektuplar. Ağırlıklı olarak platonik bir aşkla alakalı iç dökmelerle dolu. Werther nişanlı olan Lotte'ye tamama eremeyecek bir sevgi besliyor. Bir yere kadar normal olan bu sevgi takıntı durumuna geliyor. Werther ondan vazgeçemiyor, her anı Lotte'yi düşünerek geçiriyor. Attığı her adımda, her anda, geçmişe dönük düşüncelerde aklından onu çıkaramıyor. Duygularının efendisi olmak yerine esiri oluyor. Kötü yanlarını daima besleyip kendini ucu sonu olmayan boğucu düşünceler arasında tutuyor. Yok oluşunu hazırlıyor ve bunun farkında. Sonu bile sevdiğinden geliyor.
Benim için fazla kişisel olan bir kitaptı. Burukluk hissiyle kaldım kitabı bitirdikten sonra. İnsanın için için kendini yemesi, kendinin olmayan şeylerin peşinde gitmesi, olmadık şeylerden umut beklemesi her bir sayfada bir şey götürdü benden. Hepimiz Werther'iz bir yere kadar.
Tam da bugünün sevgisi aslında Werther'in sevgisi. Bir insanı gözünde tanrısal bir noktaya koyup onu takıntı yapmak. Kendinde olmayanın karşındakinde olduğunu sanmak.
Bu kitap ilk çıktığında intihar eden çok olmuş. Ama ben farklı bir anlam çıkardım kitaptan. Hepimiz Werther'iz bir yere kadar, evet. Ama tam anlamıyla olmamamız gerekiyor. Gerçeklikten çıkmamalı romantizmin oyunlarına kanmamalıyız. Bu deneyimle öğrenilebilecek bir şey. İnsan nerede harekete geçeceğini nerede durması gerektiğini, hayatını nasıl bir temel üzerine yerleştireceğini yaşamı boyunca öğrenmeli. Bu temel de dengeli olmalı elbette.