·372 syf.····Okunma: 15 Eylül 2023 16:36 İclal Aydın’ın meşhur kitaplarından biri olan “üç kız kardeş” kitabını bugün itibariyle okumuş bulunuyorum. İtiraf etmeliyim ki dizisinin çekildiğini duyduktan sonra okuma kararı aldım. Hem benim açımdan zaman tasarrufu oldu hem de merakımı biraz olsun dindirebildim. İsterseniz kitap yorumuma geçeyim.
Ben bu kitapta en çok Derya karakterini sevdim. Yeri geldiğinde başına buyruk gözükse de hassas bir kalbinin bulunuşu çok özeldi benim için. Her şeyden önce verdiği yanlış kararların arkasında durabilecek kadar cesur bir kadındı. Bu yüzden Derya karakteri benim için hep özel olarak kalacak. Gelelim birazda kitap içeriğine: Romanda ortanca kardeş olan Dönüş’ün yaşamış olduklarını kaleme almasıyla birbirinden ilginç hayat hikayelerinden oluşan bu kitap benim oldukça hoşuma gitti. Bence kitabı bu kadar özel yapan şey tüm aile bireylerinin bakış açısıyla yazılmasında. Yine de kitabın bazı yerlerinde ne yazık ki durağanlık hissine kapılıyorsunuz. Nedendir bilinmez ama Mesut’a fazla yer verilmesi beni biraz sıktı doğrusu. En azından birazcık Somer veya Derya’ya kitapta daha fazla yer verilebilirdi diye düşünüyorum. Sizin de benim gibi dizisini izleyecek zamanınız yoksa bu kitabı okumanız daha mantıklı olur. İncelememi bitirmeden önce hoşunuza gideceğini düşündüğüm kitap alıntılarına yer vermek istiyorum.
*Bir evi ev yapan, içindeki sesler ve yemek kokularıdır. Sesler azaldıkça, pişen yemeklerde azalıyormuş meğer…
* Kendini meşgul edemeyen insan, başkasının hayatıyla meşgul olur. Başkasının utancıyla ayıbını kendilerine abdest suyu yapmaya kalkar, kınaya kınaya kendilerini ak ettiklerini zannederler.
*Yazmak kendimle arkadaşlığımın en vazgeçilmez yolculuğu olmuştu. Onlar yaşamış, ben hayal etmiştim. Sonra hayallerimin asla gerçek olmayacağını kabullenmiştim. Kabullenişimi yazmıştım. Şarkılar dinleyip yazmıştım. Denizi, kuşları, babamı, geceleri dinleyip yazmıştım.
İyi okumalar dilerim.