Kitap, yazarın sevgilisine olan aşkıyla başlıyor. İlerledikçe daha da tutkulu bir hâl alan bir aşk mektubu okuyorsunuz ve bir anda yazar melankolik bir ruh hâline bürünüyor.
Dürüst olacağım, kitabı alırken Milena’ya Mektuplar gibi bir kitap olacağını düşünmüştüm fakat yanılmışım. Kısacık bir kitap olmasına rağmen dili ağır ve neredeyse her cümlesinde betimleme var, anlaşılması pek de kolay değildi bana göre. Tabii ben aynı anda iki kitap okumaya çalıştım -normalde pek yapmam- bu da kitabı bitirmemi zorlaştırmış olabilir.
Sembolik, sanatsal bir dilden hoşlanan okurlar için öneririm bu kitabı. Benim gibi genelde roman okuyan biriyseniz zorlanabilirsiniz. Yine de farklı türlere açık olmak güzel bir şey, bir şans verin derim :)