·408 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Eylül 2023 12:54 Erdem Yılı, partiyarkal bir sisteme sahip Garner Kasabası'ndaki kızların gönderildikleri erdem yılını ve içlerinde tutuşan öfke ile isyanı konu alan distopik bir roman.
Kitabı distopya ve gerilim yönünden çok iyi buldum. Kızların yaşadıkları hayat iyi anlatılmış cinsiyetçi bir distopya. Daha çok kadınlara zarar veren ama gruba ait olmayan erkekler için de zor bir hayata sebep olan bir sistem. Gerilim yönünden ele alırsak ise kitap özellikle ilk iki bölümde vahşeti ve tedirgin edici bilinmezliği iyi kullanmış. Okurken çok keyif aldım. Diğer iki bölüm ise daha çok kızlar arasındaki değişimi ve isyanı konu alıyor.
Ayrıca kitabın böyle bir dünyada yaşamanın kadınlara olan etkisini çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Bazıları kitabın "Kadın, kadının kurdudur." düşüncesini savunduğu düşünebilir ama bence bu doğru değil. En ufak bir başkaldırıda -rüya görmek, içinden dua etmek, şarkı mırıldanmak- fiziksel cezalara çarptırılan ve diğerlerinin cezalarını izlemeye zorlanan kadınların diğer insanların anlayacağı şekilde dayanışma içinde olması çok zor. Sonuçta güvenip sırlarını anlattığın kişi senin asılmana sebep olabilir. Gene de kitabın sonlarına doğru dayanışmanın ve isyanın aslında uzun zamandır orada olduğunu öğreniyoruz, yavaş yavaş meyvelerini veriyor ve şölene hazırlanıyor. Kısacası kitabın böyle durumlarda kadınlar için dayanışmanın ne kadar zor olduğunu ama gene de isyanın her zaman varolacağını iyi anlattığını düşünüyorum.
Kitabın diline ve işleyişine gelirsek, kitabın dili oldukça basit ve hızlıca okunmasını sağlıyor. Kitabın sayfalarında heyecan her zaman mevcut ve sizi kitabı elinizden bırakmadan saatlerce okumaya teşvik ediyor. Kitap sizi bunaltmayan bir sürü bilinmezlikle dolu ve zamanı geldikçe hepsinin cevabını öğreniyoruz.
Distopya okumayı seven bütün feministlere bu kitabı öneriyorum. Belki bir aydınlanma yaşamınızı sağlamayabilir ama okuması kesinlikle çok zevkliydi.